Pazartesi, Eylül 11, 2006

Hüzün

Sonbaharın geldiği dün kesin olarak ve de dankkk diye kafama dank etti. Gerçi ilkokul 2'den beri sonbaharın Eylül ayı ile birlikte başladığını biliyoruz ama biyolojik sonbahar dün geldi bana.

Cuma akşamı Çeşme'ye gittik. Giderken bir sürü hazır meze , mangallık malzeme falan aldık. İzmir'in sıcağından sonra serin serin akşam soframızı kurduk. Ben yine klasik light biramı içtim. Cumartesi günü hava fena değildi. Havuza girip, güneşlendik oğlumla. Ama dün, ah dün yok mu? Zaten sabaha karşı uyandım ki bir uğultu, bir uğultu. Sanki Rüzgarlı Bayır ya da diğer adı ile Uğultulu Tepeler romanı burada geçiyor. Neyse gene uyumuşum. Ama sabah uyandım bir baktım hava bulutlu, rüzgar deli deli esiyor. Bu arada baktık, sitedeki herkeste hummalı bir faaliyet. Bu hafta herkes evlerini kapattı. Biz bile haftaya son bir kez geliriz derken, akıma uyduk herşeyimizi derledik, topladık. Bu işte çok uzun sürüyor. Buzdolabını boşalt, erit, temizle, halı ve yollukları topla, gidecek herşeyi poşetle, çekmeceleri aç, pencereleri içerden aç ki ev rutubet kokmasın. Ama işin doğrusu beni bunlar yormadı. Yorulan gönlüm oldu. Oğlum bile saat 3 gibi sıkıldım gidelim demeye başladı. Zaten havuza ya da denize girmenin imkanı yoktu. Saat 4 gibi yola çıktık. Koca site bir anda boşaldı. Evler kapatıldı, sadece bekçi aileler kaldı. Sitenin o terkedilmiş görüntüsünün üstüne bir de hava da kasvetliydi. Nasıl burukluk çöktü üzerime anlatamam. Gerçi eve gelince bu kez getirdiklerimizi boşaltmaya çalışırken geçti o burukluk. Birşeyler atıştırıp sonra da eşimle yürüyüşe çıktık. İzmir sıcaktı. Sahil esiyor ama içerleri sıcak. Yani İzmir hala yazı yaşıyor. Bu da benim tesellim.

Bugün temizlik var. Normalde salıları ama yarın önemli bir gün, o gün boş olsun diye temizliği bugüne aldım. Ne olduğunu yarın yazarım, günün anlam ve önemine uygun olarak. Birazdan çıkıp banka işlerini halledicem. Aslında oğlumla çıkıp ona okul için pantolon, ayakkabı ve ayrıca spor ayakkabı almamız lazım ama sanırım gene beni son dakika koşturtacak. Hepsini cumartesi günü yapmaya çalışıcaz. Neyse daha haftaya pazartesiye oooh çok var.

9 yorum:

duygu dedi ki...

Hafta sonu aynı şeyleri yaşamışız.:)Taşınma olayları.Ama Kuşadası'nda hava çok güzeldi.Fırtına filan yoktu.Sonbahar güzeldir canım.Şehirler dolmaya başlar, ağaçlar sararır, hafif bir serinlik gelir oturur.Severim ben sonbaharı.Hüzün mevsimidir.

pınar dedi ki...

izmit yine iyi çenebaz. buraya nerdeyse kış gelcek:))

cenebaz dedi ki...

Duygucum,yok yok ben sevemiyorum sonbaharı.Ama sevene de bi şey demem.
Pınarcım aman kendine ve Yağmur'a dikkat et,üşütmeyesiniz.

annelog dedi ki...

Alışverişte kolaylıklar Çenebaz, hafta ortası daha rahat olur herhalde.

Gün dedi ki...

Çocukken yazlık dönüşümüzde ki hüznü yakaladım satırlarında, ne zordu canlı sıcacık evimizi soğuğa terk etmek...

sumuklubocek dedi ki...

ben de kusadasi donuslerimizi animsadim yazini okuyunca; gerci annemler hala o huzunleri yasiyorlar ama ben oralara gitmeyeli kocaman bir dooort yil oldu desem, ve ben o huznu bile pek cok ozledim desem,
inanir misin?

cenebaz dedi ki...

Annelog,ben de öyle olmasını umuyorum. Yarına sığdırılacak çok şey var çünkü.
Güncüm,gerçekten çok zor oluyor.
Mikocum,inşallah bi gün buralara tekrar dönersiniz de bu hüzünleri bile yaşarsın.

thezgi dedi ki...

Hüzünlü olanda yazın bitmesi...ama yinede şanslı olanlardansın bu sene yinede bol bol yüzmüş bir güzel tadını çıkarmışsındır...Mesela ben bu sene hiç tatil yapamayanlardandım!!

Çeşme bize iki adım ama yine de olmadı bir türlü fırsat işte!

cenebaz dedi ki...

Ezgicim, seneye inşallah bu yıl yapamadıklarının acısını çıkarırsın.