Cuma, Aralık 02, 2005

Kocasal Sorunlar

Sevgili blog,
Çalışırken yıllarca kız arkadaşlarla kocaları çekiştirdik.Şimdi bakıyorum, bloglar aleminde de bir koca sorunu,sorma gitsin.

Dün oğlumla muhabbet ederken konu döndü dolaştı evliliğe geldi(Kendileri 15 yaşındalar) "Anne,sen neden babamla evlendin?Tamamen birbirinin tersi 2 insansınız ." dedi.

Bu soruya tek yanıtım var "Aşkın gözü kördür."

Ama o günkü duygularım da aşk mıydı,şimdi düşününce emin olamıyorum.

Eşim,tek satır kitap okumaz,sinemaya ve tiyatroya gitmez, gitse de uyur ya da mızmızlanır. Hiçbir arkadaş dost toplantısı sevmez. Herkeste kusur bulur, beğenmez, konuşmaya değer bulmaz. Ama yalakalık yapmak için bayramda patronuna ille de gidelim diye ısrar eder.Ben de prensip olarak bu tür şeyleri sevmediğimden gitmem,her bayram cıngar çıkar.Klasik müzik onun için gıygıdıgıygıy'dır.Zaten tüm bunları "Benim hayat damarlarımdan biri kopuk" sözü ile ifade eder.

Biz evlenmeden önce tüm bu olumsuzluklar konusunda hem arkadaş çevrem hem de ailem beni uyardı ama ben "Yok,ben onu değiştiririm" dedim ama o beni değiştirdi.Zevklerimi değil elbet ama bu dediğim faaliyetlerin çoğunu yapamıyarak bir yanım öldü.Zaten çalışırken haftaiçi akşamları pek birşey yapamıyor insan.O tek haftasonunda da mutlaka sevgili anne ve babacığı ziyaret edildi.Gidilmeyince kıyamet koparıldı,huzur sıfıra hatta eksilere indirildi. Çekirdek aile olarak genellikle pek bir faaliyet yapılamadı.Hep onun sülalesi ile vakit geçirildi.Ha,neden bunları kabul ettin,sustun dersen, ne bileyim?Hep karşımdakini üzmemek,eşimin ailesine ve isteklerine saygı göstermek üzere eğitildiğimden hatta hala daha ailem "aman kızım,onlar büyük,isteklerine saygı göster" diye tembihlediğinden ,gözüm biraz geç açıldı.Hala daha onları direkt olarak "ben bu hafta sonu gelmek istemiyorum" diye değil de "oğlanın sınavı var,kursu var gibi " onları üzmeyecek bahanelerle reddediyorum.

Zamanla insan akıllanıyor ama bu arada hem kendi hem evliliği yıpranıyor. Kırılan şeyler tamir olmuyor. Ne kadar yapıştırsan da en küçük darbede yeniden tuzla buz oluyor.

Ben kendime oğlumla 2 kişilik bir dünya kurdum.Haftasonu oldu mu "oğlanın sınavı "deyip onunla gitmiyorum.O,anneciği ve babacığını alıp yazlıklarına gidiyor.Emekli olduğumdan haftaiçi sinema,tiyatro zevkimi gideriyorum. Arkadaşlarımla buluşuyorum. Günboyu istediğim gibi kitap okuyorum ve bilgisayar başında oturuyorum. Akşamları da yemekten sonra mutlaka bir dizi seyredip konuşmayı en aza indirgiyorum.İlişkimiz "Meyva yer misin?,Mısır patlatayım mı?" boyutunda.Aman,en güzeli.Hiç olmazsa huzurluyum. Didiş,didiş nereye kadar? Çünkü didiştikten sonra uyuyamama, tam dalarken sıçrayarak uyanıp tekrar uyuyamama,sabahı sabah etme gibi dertlerim oluyordu.İnsan ister istemez kafasına takıyor.

Şimdi sen sağ ,ben selamet.Gerçi o durmadan"Hiçbir şey paylaşmıyoruz.Artık seninle 2 çift laf edemiyoruz" diye yakınıyor ama .Eeee güzelim,bunu sen istedin.Hep bana rabbena olmuyo. Paylaşmak dediğin senin istediklerinin yapılması. Biraz da karşı tarafın isteklerine saygı göstermeli insan. Hayat yalnız ana-baba ile geçmiyor. İnsan biraz yaşıtları,arkadaşları ile de görüşmek istiyor. Çekirdek aile olarak birşeyler yapmak istiyor.Ama hala umudumu yitirmedim. Belki bir gün, ha?

Neyse,lafı çok uzattım.Dün akşam galiba çok fazla dertli blog okudum, benim de dertlerim depreşti. E bu adamın hiç iyi bir yanı yok mu diyeceksin.Var , var da, o da başka bir posta kalsın.

Sayfalarından öperim sevgili bloğum.
Şimdilik hoşçakal!

8 yorum:

denizkızı dedi ki...

cenebaz,bloğuma yazmış olduğun yorum için çok teşekkür ederim.Evet hakikaten bu aralar baş konumuz eşlerimiz:))Yapım gereği bir şeyi sürüncemede bırakamayacağım için dün zaten pes ettim,barıştım eşimle,eee ne oldu boyum mu uzadı,tabii ki değil ama en azından ev içindeki negatif enerji şimdilik dışarıya atıldı:))

siyaz dedi ki...

Kızlar bunlara iki kişilik yanlızlıklar deniyor.Lütfen yapmayın.Ben acaba hayatımın sonuna kadar yanlız mı sinemaya gideceğim ,yemek yiyeceğim diyorum,ama bakıyorum sizlerinde benden farkınız yok.Huzurlu mutlu olun da nasıl yaşarsanız öyle yaşayın .Bu adamlar adam olmayacak oldukları gibi kabul başka çare yok.

pınar dedi ki...

çenebaz üzülerek okudum yazını. gerçekten iki kişilik yalnızlık bu. zaten en çok aşkböcüğünü yani günü okurken üzülüyorum. yok bu kocalara bir çare heralde.

bonafide dedi ki...

ben alıştım tek başıma sinemaya gitmeye, konserlere arkadaşlarımla gitmeye, haftasonunu kızlarla geçirmeye. eğleniyorum da, eğer gelmek istemiyosa bu onun kendi tercihi yapcak bişey yok.

yemekvebiz dedi ki...

Cenebaz,
senin gibi oyle cok kadin varki,
Siyaz'in dedigi gibi 2 kisilik yalnizlik bu, benim tabirimle, evli dul hayati :))
bundan sonrasinda nasil istiyorsan onu yap bencede, emeklilik gunlerinin keyfini cikar sonuna kadar.
sevgilerimle,
zeynep ( guzel izmirime selam olsun)

burcunun-gunlugu dedi ki...

selam çenebaz
anlattıkların bizim evdekilere o kadar benziyor ki.Aynı annemle babam.Ben de mi evlenince boyle olacagım yaa(:

cenebaz dedi ki...

Denizkızı,hem yorumun hem de link verdiğin için teşekkürler.
Siyaz,Pınar,Yemek ve Biz,Pinar;ben böyle de mutluyum.Benim için dert etmeyin sakın.Alıştım artık.
Burcunun-günlüğü,aslında olumsuz şeyler yazıp senin gözünü korkutmak istemiyorum ama evliliklerin çoğu böyle.Belki sen (eğer varsa) o şanslı azınlıktan olursun evlenince.

zeyno dedi ki...

nedense olan hep kadına oluyor diye düşünüyorum.Ve bu hep böylemi sürüp gidecek? keşke olayları umursamaz bi tavra sahip olsaydık diyorum bazen,ama kayıtsız kalamıyoruz işte.Ama herşeye rağmen dimdik ayakta olmamız gerek .İnadına yaşamak...