Pazartesi, Mart 17, 2008

Ortaya Karışık



Cumartesi günü eşimin rutin kontrolu için K.arşıyaka'daki doktoruna gittik. Dönüşte saat 2 falandı, hadi yine Yasemin Kafeye gidelim dedi. Hep sözünü ediyorum ya, Bostanlı sahilinde, sonunda resmini buldum. Bağlı olduğu işletmeye ait siteden yukarıdaki resim. Sağ tarafta epey geniş bir yeşil alan var, sonra da deniz. Gün batımı harika oluyor. İşte cumartesi günü eşimle oradaydık. Çok kalabalıktı. Millet çoluk çocuk gelmiş. Önü çok geniş çimenlik olduğundan herkes çocuğunu gönül rahatlığı ile oynasın diye bırakıyor. Hem gözünün önünde oluyor, hem iki çift laf edebiliyorlar. Ayrıca gökyüzü uçurtmalarla kaplıydı. Biz çocukken niyeyse bilmiyorum uçurtmaya bayrak derdik. Hala da günlük konuşmada öyle kullanıyorum ama şimdi kimse anlamaz diye uçurtma dedim. Pizza ve patates kızartması eşliğinde bira içtim, eşimse kola. Eşim karaciğer yağlanması nedeni ile uzun süredir içemiyor. Benle de dalga geçti. Birkaç sene sonra buralarda şerbet içeceksin diye:(( Şakasına bile tahammülüm yok. Pazarsa felsefe ve ing. çalıştırarak geçti. Oğlumun bu hafta sınavları varmış. Fen konularında kendi idare ediyor da sosyal derslerde hala karşılıklı oku-anlat-yaz şeklinde çalışıyoruz. Gerçi felsefede bazı kavramları anlamada, dolayısıyla da anlatmada ben de zorlandım. Bu akşam da son bi kez üzerinden geçeriz.

Gelelim, şu parti kapatma meselesine. Yok demokratik değilmiş, falanmış, filanmış. İyi de bi kere şeriat ile demokrasi asla bağdaşmayan 2 kavram. Şeriatta insan kul ve din ne emrediyorsa sorgulamadan yapmak zorunda. Üstelik demokrasi şu an o partinin istediği düzene ulaşmak için kullandığı bir araç, amaç değil yani. O düzeni getirirlerse aynı hoşgörüyü kendi gibi düşünmeyenlere gösterecekler mi? Hiç sanmıyorum. Çünkü dinin emirleri kesin ve yorum yapma hakkın yok. Senin yerine ulemalar düşünüp karar veriyor sen nesin ki? Zavallı bir kul. Denileni yap, fazla düşünme, koyun ol, yeter. Yılbaşı kutlanmaz(noelle-yılbaşını bile ayırt edemiyorlar), çam süslenmez, fazla gülünmez, kadın sesi günah, insan resmi yapılmaz, zaten kadının adı yok, hiçbir hakkı hukuku yok. Avrupa ülkelerinde aşırı sağ partilerin kurulması bile yasak. Hatta bunu ima eden konuşmalar, simgeler bile. Çünkü bunun acı sonuçlarını gördüler ve tüm dünyaya gösterdiler(Hitler-Mussolini): Peki onların ki bu yasaklarla demokrasi de biz parti kapatmak isteyince neden demokrasi olmuyor? İktidarda oldukları için mi? İlle istedikleri sonuca ulaşsınlar, niyetlerinin ve icraatlarının sonuçlarını görelim ondan sonra mı biletlerini kesmek gerekiyor. Ama o zaman zaten iş işten geçmiş olacak. Zaten o bileti kesecek ne kurum ne de insan kalacak. Adamlar her türlü hukuki kararı yok sayıyorlar. Şimdiden hukuka bu kadar saygısız olanlar, o zaman değişecekler mi? Zaten ne hukuku? Şeriat hukuku. Eski meclis başkanı, bi de utanmadan başsavcıya tehdit eder gibi ölüm en büyük gerçek demiş. İyi de o ölüm senin de gerçeğin amcacım. Ondan kaçış yok, herkes gidecek oraya. Kimin iyi kimin kötü olduğuna da burada değil, orada karar verecekler. Üstelik de buna sen karar vermeyeceksin. Şimdi de başsavcıyı devreden çıkarmak için anayasa değişikliğine gidiyorlar. Mecliste çoğunluk ellerinde diye anayasa ile oyuncak gibi oynuyorlar. Ayrıca bi de referandum deyip duruyorlar. Sanki çıkacak sonuçlar çok sağlıklı gibi. Doğu'da aşiret reisinin dediği gibi oy atan insan mı halkı temsil ediyor ya da kocasının- babasının dediği partiye oy atan kadınlar mı? Bu kadar olumsuz icraatın üstüne, üstelik amaçları da belliyken daha ne beklenecek? Avrupa, saçımızı okşasın, aferin cici çocuk oldunuz, demokratiksiniz desinler diye mi? Bu kadar mı önemli onlardan aferin almak. Bi düşünün, bugüne dek Avrupa ve Amerika'nın onayladığı hareketler aslında bizim zararımıza olan şeyler değil mi? Adamlar hala Lozan'ın rövanşını almaya çalışırken biz kendi ellerimizle bu olanağı onlara vermeye çalışıyoruz. 1923'den beri dinmeyen sızıları. Bizi Sevre geri götürmeye çalışıyorlar. Bu hükümet zaten onlara bu konuda her türlü desteği sağlamadı mı? Ülkemizde ekonomideki tüm büyük firmalar hep yabancılara peşkeş çekilmedi mi? Hem de ne uğruna? IMF borçlarının faizlerinin ödeme uğruna. Anapara ise hala katlanarak artarken. Yani hiç uğruna satıldı onca şirket. Günün kurtardılar.
Sözün özü; ben bu parti kapatma kararını sonuna dek destekliyorum, başsavcıyı bu büyük cesaretinden dolayı kutluyorum.

8 yorum:

Hayatta Giderken dedi ki...

yasemin kafeyi bilirim, bizde bir hafta sonu arkadaşlarla çoluk ocuk gitmiştik. :) Bir de şöyle kocacımla gidip gün batımında romantizm yaşamalı diymi ! :)
Parti patma konusuna gelince ülkemizde yaşananlar konusunda seninle aynı fikirdeyim. Yazdıklarının her birine kelimesi kelimesine katılıyorum. Ülkenin şu durumunun bir kabus değil gerçek olduğuna kendimi inandırmakta zorlanıyorum. İnş. Kapanır şu kahrolası parti..

Elçince dedi ki...

bendde yasemin cafeye gelmek istedim bende şerbet içmek istedim,yine gidersen benim içinde çek bir fırt olurmu?...eşinede geçmişler olsun..

cenebaz dedi ki...

Yeşimcim, yapın siz de bi romantizm eşinle, yakışır:))

cenebaz dedi ki...

Elçincim, seve seve çekerim o fırtı, hatta fırtları:))

Suzan dedi ki...

Demokrasiye yok etmek için demokrasi trenine binmiş başbakan ve partisi ve de tüm yandaşları umarım tepetaklak olur:) Hayatımdaki en kötü şey bu parti şu sıralar, onun dışında çok mutluyum. Blogunuzu çok beğendim. Benim de oğlum için yaptığım blogum var, ziyaret ederseniz mutlu olurum. İyi günler.

fikriminincegülü dedi ki...

Ne kadar güzel bir yermiş sahi. Ben emekli olunca taşınıcam ya sizin oralara, birlikte gideriz. Şu Cuma güzellerinden birini de alabilir miyiz yanımıza? Benimki Bret olsun mümkünse. Yoksa Corç da olabilir bak. Yahu adamlar da nasiplensin bu güzellikten diye. Yoksa başkaca bir kötü niyetim yoktur.:))

Ben memleketimiz için en hayırlısını, en güzelini diliyorum. Çanakkale şehitlerinin kemiklerini sızlatmayalım. Kanla sulanan toprakları el oğluna peşkeş çekmeyelim istiyorum. Çok doluyum aslında da..

cenebaz dedi ki...

Suzan, merhaba. En kısa zamanda bloğunu ziyaret edicem, sevgiler

cenebaz dedi ki...

Fikrişim, çok var mı emekliliğine? Ya, napçaz bredi, corcu. Alırız oğluşlarımızı yanımıza. Onlardan yakışıklısı var mı ya:))