Cuma, Mart 14, 2008



Bugünkü güzelimiz C.olin F.irth olsun, hani şu B.ridget J.ones'un günlüğündeki yakışıklı:))

Baktım da geçen cumadan beri yazmamışım ama hem yoğundum hem de oğlum evdeydi. Kendileri pazartesi günü beden dersinde ayağını biraz incitmiş ama bize söylemedi, ertesi gün de okuldan eve arkadaşları ile yürüyerek gelmişler(ki mesafe olarak size Taksim-Tünel arası gibi hatta biraz daha fazla diyeyim). Sonra o akşam ayağına basamıyor. Enişteyi aradık(doktor), ilaç söyledi, jel söyledi, aldık, 2 gün evde yattı, bakım yaptık paşaya. Bu arada canı kısır istedi, yaptım, pasta istedi yaptım, yani hizmet sınırsız(eh, ne de olsa hizmette sınır yoktur bankasından emekliyim, alışığım). Bugün iyiydi, okula gitti. Tabi o dönemde b.sayar bana haram oldu. Neyse iyi artık ve büyütülecek birşey yok. Yalnızca beyefendi babaya ve tabii tüm erkeklere benzemiş, canları çok tatlı. Ben senin acı eşiğin yok diyorum ona. Dokunsan ah diyor. Yahu insan gidip babasının bu huyunu mu alır kardeşim:)))

Geçen hafta cumartesi akşamı arkadaşlar geldi bize. Menü; patatesli kek, poğaça, bisküvili pasta ve cevizli kekti. Pazar günü ise alt kattaki teyzemizi ve k.valideleri yemeğe aldım. Menü; tavuk suyuna çorba, beşamel soslu tavuk, zeytinyağlı enginar, karnabahar ograten ve pilavdı. İki gün çok yoruldum.

Pazartesi günü anneme gidiş, salı günü temizlik, çarşamba ve perşembe oğlan evde diye beyefendiye hizmet, bugün artık benim. Sabahtan yine enginar yaptım. Mevsimi diye ve eşimle ikimiz çok seviyoruz diye ben haftada en az bir kez enginar pişiriyorum bu aralar. Bilmeyenler olursa diye anlatayım ;

Ben 5 tane enginar alıyorum. Derin bir tasa su doldurun , içine yarım limon suyu ve bir avuç un koyun, karıştırın. Bu arada enginar İzmir'de yaprağı ile tüketilir ama buna uygundur. Sanırım İstanbul'daki enginarlar biraz fazla iri ve kart oluyor. Neyse,bu arada elinize mutlaka eldiven takın yoksa simsiyah oluyor eller ayıklarken. Enginarın kafasını sapından ayırın ama sapını sakın atmayın. Enginarın üstünden 2-3 sıra yaprağını koparıp atın. Kalan kafayı, kesme tahtasına yan yatırın ve alttan 1/3 kısmını kesip atın. Kafa kısmındaki yaprak diplerini temizleyip bembeyaz kalmasını sağlayın.Sonra kafası yukarı bakacak şekilde tahtaya koyup 4'e bölün. İçinde tüylü kısmı göreceksiniz. O tüylü kısmı göbekteki birkaç yaprakla birlikte temizleyip atın. Elinizdeki çeyrek enginarı hemen unlu-limonlu suya atın. Böylece tüm enginarları temizleyin. Korkmayın, baştan yavaş gitse de pratiklik kazandıkça fabrikasyon gibi hızlanıyor insan. Saplarını ise başında ve sonundan biraz kesin. Ortasının bembeyaz olduğunu göreceksiniz. Çevresindeki kalın yeşil kısımları atıp o beyaz içi çıkarın. Her biri yarım parmak uzunluğunda olacak şekilde kesip aynı suya onları da atın. Temizleme işlemi bitince enginarları ve saplarını sudan çıkarıp (sakın tekrar sudan geçirmeyin, yıkamayın, o sulu haliyle bırakın) geniş ve yayvan bir tencereye dizin. Üzerine yarım demet taze soğan doğrayın. 1 limonun suyu, 1 kahve fincanı zeytinyağ, ağız tadınıza göre tuz ve 1-2 çay kaşığı toz şeker atın. Tencereyi kısık ateşte , enginarları yakmadan 5-10 dakika sararıncaya kadar tutun, sonra da 2 su bardağı kadar sıcak su koyup 45 dakika kısık ateşte pişirin. Ateşi kapatınca yarım demet ince kıyılmış dere otunu enginarların üzerine serpip yine kapağını kapatın. Bırakın servis yapana kadar öyle kalsın. Ama başka bir borcama falan aktaracaksanız, o zaman yemek pişince sıcakken borcama koyup dereotlarını o zaman serpin ama yine üzerini mutlaka kapatın. O buharla dere otları da yumuşuyor, güzel oluyor. Afiyet olsun. Yanına bol ekşili bir marul salatası, ohhh yeme de yanına yat.

Az önce en küçük halam aradı, aşure yapmış, gel al diye. Giderken doğalgaz faturasını da yatırıcam. İlk faturamız geldi. 21 güne 90 YTL: Bence süper. Çünkü ben onu, sırf elektrik parası olarak veriyorum, klima nedeni ile. Mazot parası cabası ki o da ayda 300 YTL falan tutuyor. Çok sevdim ben bu doğalgazı.(Dilimi ısırayım, şimdi zam mam yaparlar mazallah)

Teyzem pazar günü taşınıyor. Gerçi önce 2 oğlu ve gelini gidip evi yerleştirecekler, teyzem annemde kalacak. 10 gün kadar sonra onu da alıp götürecekler. 20 yıl sonra anneciğimle teyzem gene ayrı düşüyorlar. Gurbet, gurbet, gurbet. Çok üzülüyorum, özellikle annemin durumuna. Şimdi niyetim annemi bana yakın bir yere taşımak. Gerçi annem, ben burda doğdum, yaşadım, ana-baba toprağım diyor gelmek istemiyor ama benim her gün onlara gitmeme imkan yok. O da ayakları rahatsız diye dışarı çıkamıyor. Bütün gün evde tek başına çok sıkılacak. Halbuki bana yakın olursa her gün 5 dakikalığına bile olsa ona uğrarım. Koluna girer, dolaştırırım, bize gelir, bu civarda arkadaşları var, toplanırlar. Neyse , önce teyzem bir gitsin de sonra ben onu ikna ederim. Babam dünden hazır. O zaten çok istiyor bize yakın olmak. E, tabi o hanım köylü olmuş, evlenince annemin semtine gitmiş, o yüzden daha çabuk kabulleniyor. Her şeyin hayırlısı diyorum, zaman gösterecek herşeyi.

Herkese iyi tatiller, bol dinlenmeli ve güneşli bir hafta sonu:))

8 yorum:

pınar dedi ki...

küçük beye geçmiş olsun. valla onun yerinde olmak istedim şimdi:P gece gece enginarı da öyle güzel tarif etmişsin ki ağzımın suları akarak okudum çenebaz. ben yaprağıyla yemeyi severim. o yaprakları tek tek sıyırırım ama burdaki enginarların yaprakları kart duruyor.
karnabahar ograten tarifini de yazsan iyi olur aslında. hiç yapmadım ben.
öpüyorum.

Elçince dedi ki...

Oğluşuna geçmiş olsun,bilmezmiyim nazlarını baba oğlun kan kustururlar insana ah aha:))

enginarı bende çok severim,içine patates ve havuçta koyarım ben limonda sıkarım ohh kerevizide seveerim çok ama benden başa yiyen yok evde:))

annnenin kandır al yanına iyi olur bencede bende bizimkileri istiyorum yanımıza her geçen gün yaşlanıyorlar ve yalnız olmaları hoşuma gitmiyor:))

böğürtlengözün annesi dedi ki...

Oğluşa geçmişler olsun. Bu erkeklerin genlerinden gelen bişey sanırım daha bebeklikten başlıyor nazlanmaları,koca dana olsalarda hep canları tatlı :)
Ahh o enginarın faydaları saymakla bitmez. Bende ev ahalisi sevmesede hatta bende pek bayılarak yemesem bile hep alırım yerim ve kocama söz geçiremesemde oğluma bir şekilde yediririm. Küçükken patates diye kandırırdım ama şimdi kanmıyor sıpa. Bende en kötü ihtimal haşlayıp , çorbasına katıyorum ve mikserden geçirincede anlamıyor :) Ellerine sağlık seninde eminim çok güzel oluyordur tarifin. Ben burada pazardan ayıklanmış haliyle alıyorum enginarı.
Anneni ikna edersin umarım birşekilde, size yakın olduğunda seninde için çok rahat eder...

cenebaz dedi ki...

Pınarcım, sağol. Kabak ograten, biraz da benim uydurduğum şekli ile ve çok basit. Karnabaharı haşla. K.norrun hazır beşamel sosusnu al. Paketteki tarife göre pişirip haşlanmış karnabaharla karıştır. Yağladığın borcama dök. Üzerine rende kaşar peyniri koyup 180-200 derece fırında kaşarlar eriyene dek pişir. Ben böyle yapıyorum.

cenebaz dedi ki...

Elçincim, sağol. Zaten ben babasına Safinaz, oğluna Binnaz adını taktım. Allahtan evde 3. bir erkek yok, o da Nazlı olurdu artık:))
Enginar sevilmez mi, di mi?
İnşallah sen de ben de kandırır ana-babalarımızı yanımıza alırız.

cenebaz dedi ki...

Böğürtlengözün annesi, sağol. Haklısın, bunlar bebeklikten başlıyor nazlanmaya.
Benim oğlan da yemiyor enginar, hoş doğru dürüst sebzeyediği yok, allahtan meyva çok yiyor, ordan alıyor vitamini.

denizanasi dedi ki...

geçmiş olsun oğluşa. ben de istiyom o hizmetten. ama ne zaman ben hasta olsam annem de hasta oluyor genelde:(

cenebaz dedi ki...

Denizanası sağol. Sen hasta olunca bana bi haber et, ben gelirim hemen:))