Pazar, Mart 02, 2008

Ç.eşme


Cuma günü sabah, bana gelecek olan arkadaşıma mesaj çektim "eğer uyandıysan kahvaltıya gel" diye. Hemen aradı beni. Oğlunu okula , eşini de işe gönderdiğinden ayaktaymış doğal olarak. Hemen atladı geldi. Önce güzel ve uzuun bir kahvaltı, sonra da akşama kadar oturduk. Tüm gün birlikteydik. Kahvaltıyı biraz detaylı yaptığımızdan öğlen bir şey yemedik, 4 gibi çayla kek, börek falan yedik. O çalıştığı için bu kadar uzun süreli görüşemiyoruz. Ya öğle tatillerinde 1 saat kadar oluyor, ya da yazın bize uğrarlarsa 1-2 saat kadar. Benim bankaya ilk girdiği dönemden beri arkadaşım hatta dostumdur. Güzel bir gündü. Cumartesi ise k.valideye ev bakmakla geçti. Ama eldeki para kısıtlı, isteklerse yüksek standartta olunca hem kesemize hem de gönlümüze göre bir ev bulamadık. Zaten 5 aydır bakılıyor. Bulabileceklerini de sanmıyorum. Bu yıl kriz var deniyor. Nakit sıkıntısı nedeni ile ev fiyatları düşürse belki, ama o konuda da okuduğum ekonomi sayfalarındaki görüşler farklı farklı. Bir kısmı ev fiyatları düşecek derken bir kısmı ise yükselecek diyor. Zaman gösterecek herşeyi.

Bugün uzun süredir istediğimiz şeyi yaptık; Çeşme'ye gittik. Sabah 9.30 gibi evden çıktık. Deniz kenarında mükellef bir kahvaltı yaptık, tabii ki A.ltınoluk'ta:)) Bu İzmir'de pek meşhur bir kahvaltı yeridir, artık bir kaç şubesi var. Sahanda kaşarlı yumurta , bal-kaymak ve diğerleri ile tıka basa doyduk. Oradan doğru eve gittik. Geçen bahar diktiğimiz papatyalar rengarenk açmış ve büyümüşler. Yalnız aralarındaki 2 tanesi kurumuş. Bu ay içinde bir kere daha gidip yenileri alalım ve aralara dikelim dedik. Ama ön tarafa diktiğimiz ortancalar kurumuş. Şimdi onları kökleyip, yerine arsız olduğundan kırmızı sardunyalar dikelim diyoruz. Hem bakımı da kolay. Ev de şükür akan bir yer olmamış ama tüm kışın soğuğu, rutubeti eve sinmiş. Nasılsa daha gidip kalmayacağımızdan herşeyi öylece bıraktım. Mayıs sonuna doğru temizletirim. Verandada birkaç saat oturduk, siteyi dolaştık, bizim gibi birkaç aile daha vardı onlarla konuştuk falan , 2 gibi ordan ayrıldık. Önce Ilıca'da tur attık. Deniz kenarında yürüdük. hava rüzgarlı ama çok güneşliydi. Sonra kumru yedik. Fakat ben sabah çok yediğimden ancak yarısını yiyebildim ki bu benim tarihimde pek yazma , demek ki kahvaltıyı gerçekten çok abartmışım. Oradan da Alaçatı'ya geçip ama bu kez araba ile sokaklarında biraz dolaşıp, izmir'e doğru yola çıktık. Yolumuzun üzerinde olduğundan annemlere uğradık. Onlar da tam 5 çayındalarmış, biz de çayımızı içip eve döndük. Ben klasik pazar ütümü yaptım. Baktık dolapta eksikler var, eşimle tekrar çıkıp M.igros'a gittik,biraz alışveriş.

Şimdi oğlum Ş.ahan'ı, eşim spor programlarını izliyor; ben de yarın zaman bulamam diye şimdiden yazıyorum.

Yarın sabah önce gidip k.validelerin emekli maaşlarını çekicem, onlara götürücem. Sonra saçlarımı boyatmak istiyorum. Öğleni bulur zaten. Sonra eve gelir, yemek falan yaparım, biriken ütü dağını biraz eritmeye çalışırım. Teyzem başka bir şehre taşınacağından arkadaşlarını veda etmek için çağıracaktı. Sanırım bu hafta çağıracakmış. O gün için ben de kek ve pasta pişiricem, söz verdim. Hem de onlarla birlikte olup, tüm hizmeti ben yapıcam. Yarın arkadaşları ile konuşup bana gününü söyleyecek. Ben de işlerimi ona göre ayarlıycam.

Teyzem, burada yazmak istemediğim ama kendinden değil, çocuklarından kaynaklanan ve yaklaşık 2 yıldır bizi çok üzen bazı olaylar nedeni ile evini satmak ve taşınmak zorunda kaldı. 80 yaşından sonra kiraya ve kardeşinden (annemden) uzağa gidiyor. Dediğim gibi detaylara girmek istemiyorum. Çok üzülüyoruz ama elden gelen bir şey yok. Bu arada zaten elden gelen herşey yapıldı ona rağmen bu noktaya gelindi. Tam ne sen sor ne ben söyliyeyim durumu. Neyse, sonuç olarak birkaç haftaya taşınıyor ve arkadaşlarına veda etmek için toplantı yapacak. Ben de o gün onlarla olacağım.

Şimdilik bu kadar, gözlerim yanmaya başladı b.sayardan. Herkese iyi haftalar:)))

8 yorum:

Hayatta Giderken dedi ki...

Sevgili çenebaz çeşme haaa, canım çekti valla, hatta papatyalarını, sardunyalarını bile canım çekti desem? Ama ben de bu hafta sonu balkonumu yeniden hayata geçirdim, bir kaç saksı düzenlemesi ve divanımı da yeniden balkona alıp, çam ağaçlarına karşı bir kase çorba içtim. ))
teyzen konusunda üzüldüm, hayatın insana ne göstereceği belli olmuyor işte...
Kayınvaliden de inş. gönlüne göre içine sinen bir ev bulur. Kendim çok zuzun süre ev aradığımdan bu süreci iyi bilirim, balkonlardaki ilanları takip etmekten hep başım havada yürür hale gelmiştim o dönem...

Elçince dedi ki...

Ne güzel ya çenebazım anlattıkların,papatyalar demişsin sardunya demişsin ortanca demişsin beni benden almışsın farkında olmadan:(

teyzene gittiğin gün benim içinde öp olurmu???

Asortik Krep dedi ki...

Kayınvaliden için internetten ev baktın mı..?
Teyzen için de üzüldüm.

fikriminincegülü dedi ki...

Evladın da hayırlısını dilemek lazım. Çok üzüldüm. Ne diyelim hakkinda en güzeli olsun teyzenin.

Çeşme istiyorum ben de. Ama nerdeeee...:)

Klasik Cuma güzeli, çocukluğumun güzeli.. heyt gidi..:)

Mutlu haftalar canım, umarım her şey gönlünün istediği gibi olsun..

cenebaz dedi ki...

Yeşimcim,bak ne güzel sen de balkonuna baharı getirmişsin, sefam olsun valla. Ev aramak gerçekten zor. İnterneti, emlakçıları, müteahhitleri ve sokak gezmeleri hep deniyourz. Bakalım, vardır bir kısmetleri bir yerlerde, olur inşallah iyi bir ev.

cenebaz dedi ki...

Elçincim, bahar geldi mi böyle oluyor, insanın kendinden geçiriyor:)) Teyzemi de öpücem, söz ama yarın gidince:))

cenebaz dedi ki...

Asortiğim, sağol , internetten de bakıyoruz. Telefonları alıp arayıp gidiyoruz ama olmuyor. Allahtan açıkta değiller, kira vermiyorlar. Şu an görümcemin boş olan evindeler. Ama tabi haklı olarak kendi evlerine geçmek istiyorlar.
Teyzem için de sağol, canım.

cenebaz dedi ki...

Fikrişim,gerçekten haklıısn evladın hayırlısını dilemek lazımmış. Ama ben çok korkarın böyle laflardan da. Bizim de evlatlarınız var, allah şaşırtmasın onları da.
Çeşme için sıhhi tesisatçıya gitmen gerekiyor:))
Aramızdaki yaş farkından olsa gerek senin çocukluğunu güzeli benim genç kızlık aşkım oluyor:))