Cuma, Temmuz 28, 2006
Bu akÅam ne seyredelim?
Bu akÅam 2 güzel program çakıÅıyor. NTV'de saat 21'de Beyaz ile Kadir Ãöpdemir'in birlikte sundukları "Biri bana anlatsın" programı var. Saat 23'e dek sürüyor. CNN Türk'te ise 22'de Okan Bayülgen'in sunduÄu "Haber Makinası " baÅlıyor. Eee, 2 programın 1 saati çakıÅıyor. Napçaz Åimdi? Kadir Ãöpdemir'i Number1 TV'deki Geyik Parkı programından beri izleyen biri olarak herhalde Okan'ın programının ilk 1 saati güme gidecek gibi görünüyor. Allahım, ne büyük sorunsal bu yane :))
Pazartesi, Temmuz 24, 2006
Kriz
Bakıyorum da yazılarım hep bi gittik, bi geldik Åeklinde. Napayım ama yaz İzmir'de böyle geçiyor. EÅim yıllık iznini alamadıÄından yalvar yakar Cumayı kapmıÅ.Biz de oÄluÅumun bir arkadaÅını da alıp PerÅembe akÅamından ÃeÅme'ye gittik. İzmir yanarken orada geceleri battaniye örtünmek zorunda kalıyoruz. Nasıl serin ve güzel anlatamam. Cuma akÅamı için eÅimin kuzeni yemeÄe çaÄırmıÅtı. Oraya gittik. Ankara'daki kuzenleri gelmiÅ, onlardaymıÅ. Hep birlikte 10 kiÅilik koca bir masada gülüŠahenk yemek yedik. Ben de Cumartesi için onları yemeÄe çaÄırdım. Cumartesi günüm o yüzden yemek hazırlıÄı ile geçti. Ama yine de bir ara kaçamak yapıp havuza bile girdim. Pazar günü ise tam bir gevÅeme günü oldu. AkÅam saat 9 gibi de evdeydik.
Åimdi baÅlıÄa bakıp kriz bunun neresinde diyeceksiniz ki, bi dakka geliyor, anlatıcam, sabırsızlanmayın. Cuma sabah 11 gibi telefon çaldı. Benim erkek ve bekar kuzenlerden biri aradı. Gelsem olur mu, siz döndükten sonra da ben haftaiçi kalmaya devam ederim dedi. Ben asla tek ayak üstünde 40 yalan uyduramam. Buyur gel dedim. Tabi eÅim bunu duyunca kızılca kıyamet koptu. Kızmasının 2 nedeni var. Birincisi bu yıl yıllık izin anlamında yapacaÄımız tek tatil bu. Bırakın da Åurda bir haftasonu ailecek kalalım diyor(ki tüm sülale bunun bizim tek iznimiz olduÄunu biliyordu)İkinci ve önemli nedense kuzen biraz içkiye fazla düÅkün. Sabah kalkıyor kahvaltı masasına bira ÅiÅesini koyuyor, tüm gün boyu bu demlenme sürüyor. Gün ortasında da rakıya geçiyor ve gece yarısı yatana kadar sürüyor bu durum. Gerçi ne sarhoÅ olur, ne dili dolanır ,ne de çevresini rahatsız eder. Bu arada benim eÅim hiç içmez. Bense arkadaÅlar varsa birkaç kadeh Åarap ya da bir bira içerim. EÅim "Benim yetiÅme çaÄında oÄlum var. Kötü örnek olmasını istemiyorum."diyor. Hak vermiyor deÄilim .Ãünkü daha önce de oldu. Al sen de bir yudum muhabbetleri oluyor çocuÄa. Ayrıca biz o sitede daimiyiz. EÅim biz yokken o orada tek baÅına sabahtan akÅama verandada içecek, etraftakiler de rahatsız olacak diyor, falan filan. Velhasıl ben ona telefon açtım. İÅte beklemiyorduk, bir arkadaÅlar aniden geldi yatacak yer yok dedim. O da pazara gelirim, sizden anahtarı alırım dedi. Bu kez ona birÅey diyemedim. Hadi 2. kriz patladı. Bu kez de anneme telefon açtım. Bu konuyu hallet. Ben aciz kaldım dedim. Neyse konuyu onlar halletti ama hepsi geçici çözüm. Yaz uzun . Her an bizden yine anahtarı isteyebilir. Ne yalan uydurucam, ne bahane bulucam bilmiyorum. Galiba sonunda bana bu yazlıÄı sattıracaklar.
Bu arada bu Cuma günü kardeÅim, eÅi ve bi tanecik yeÄenim geliyor. Herhalde Cumartesi günü onlar ve biz annemle babamı da alıp ÃeÅmeye gideriz. Bu sefer 1 hafta kalacaklar. Ãünkü gelinimizin kızkardeÅi Eylül'de Antalya'da evlenecek. Kalan 1 haftalık iznini de o sırada kullanacak. Haklı kızcaÄız. İnsan böyle zamanda kardeÅinin yanında olmak ister. YeÄenim bana ÅeÅil (yani yeÅil) dinazor ısmarladı. Onu da aldım, hazır bekliyoruz keratayı. Nasıl özledim, nasıl burnumda tütüyor anlatamam. Hem kardeÅimle de azıcık dertleÅmek istiyorum. Telefonlar yetmiyor. İnsan gözgöze dizdize konuÅmak istiyor. Ne zaman bitecek bu hasretlik?
Åimdi baÅlıÄa bakıp kriz bunun neresinde diyeceksiniz ki, bi dakka geliyor, anlatıcam, sabırsızlanmayın. Cuma sabah 11 gibi telefon çaldı. Benim erkek ve bekar kuzenlerden biri aradı. Gelsem olur mu, siz döndükten sonra da ben haftaiçi kalmaya devam ederim dedi. Ben asla tek ayak üstünde 40 yalan uyduramam. Buyur gel dedim. Tabi eÅim bunu duyunca kızılca kıyamet koptu. Kızmasının 2 nedeni var. Birincisi bu yıl yıllık izin anlamında yapacaÄımız tek tatil bu. Bırakın da Åurda bir haftasonu ailecek kalalım diyor(ki tüm sülale bunun bizim tek iznimiz olduÄunu biliyordu)İkinci ve önemli nedense kuzen biraz içkiye fazla düÅkün. Sabah kalkıyor kahvaltı masasına bira ÅiÅesini koyuyor, tüm gün boyu bu demlenme sürüyor. Gün ortasında da rakıya geçiyor ve gece yarısı yatana kadar sürüyor bu durum. Gerçi ne sarhoÅ olur, ne dili dolanır ,ne de çevresini rahatsız eder. Bu arada benim eÅim hiç içmez. Bense arkadaÅlar varsa birkaç kadeh Åarap ya da bir bira içerim. EÅim "Benim yetiÅme çaÄında oÄlum var. Kötü örnek olmasını istemiyorum."diyor. Hak vermiyor deÄilim .Ãünkü daha önce de oldu. Al sen de bir yudum muhabbetleri oluyor çocuÄa. Ayrıca biz o sitede daimiyiz. EÅim biz yokken o orada tek baÅına sabahtan akÅama verandada içecek, etraftakiler de rahatsız olacak diyor, falan filan. Velhasıl ben ona telefon açtım. İÅte beklemiyorduk, bir arkadaÅlar aniden geldi yatacak yer yok dedim. O da pazara gelirim, sizden anahtarı alırım dedi. Bu kez ona birÅey diyemedim. Hadi 2. kriz patladı. Bu kez de anneme telefon açtım. Bu konuyu hallet. Ben aciz kaldım dedim. Neyse konuyu onlar halletti ama hepsi geçici çözüm. Yaz uzun . Her an bizden yine anahtarı isteyebilir. Ne yalan uydurucam, ne bahane bulucam bilmiyorum. Galiba sonunda bana bu yazlıÄı sattıracaklar.
Bu arada bu Cuma günü kardeÅim, eÅi ve bi tanecik yeÄenim geliyor. Herhalde Cumartesi günü onlar ve biz annemle babamı da alıp ÃeÅmeye gideriz. Bu sefer 1 hafta kalacaklar. Ãünkü gelinimizin kızkardeÅi Eylül'de Antalya'da evlenecek. Kalan 1 haftalık iznini de o sırada kullanacak. Haklı kızcaÄız. İnsan böyle zamanda kardeÅinin yanında olmak ister. YeÄenim bana ÅeÅil (yani yeÅil) dinazor ısmarladı. Onu da aldım, hazır bekliyoruz keratayı. Nasıl özledim, nasıl burnumda tütüyor anlatamam. Hem kardeÅimle de azıcık dertleÅmek istiyorum. Telefonlar yetmiyor. İnsan gözgöze dizdize konuÅmak istiyor. Ne zaman bitecek bu hasretlik?
Cuma, Temmuz 14, 2006
Bu Kez Farklı
Bu haftasonu ÃeÅme'ye deÄil de Foça'ya gidiyoruz. Hem kayınvalideleri ziyaret edeceÄiz , hem de zeytinleri sulayacak eÅim(bahçede 100 kadar zeytin fidanı var da). Bu akÅamdan gidiyoruz, yani 3 gün kafayı kırıcam. Pazar akÅamı olsa da dönsek diyorum ve huzurlarınızdan çekiliyorum.
Pazartesi, Temmuz 10, 2006
Yeknesak
Sanırım bu yaz boyunca ben hep aynı Åeyleri yazıcam. Gene cumadan yazlıÄa gidildi. Gene havuz, deniz, güneÅ. Bol bol yeme, içme, mangal. Eee iÅte hepsi bu. Programa ilaveten oÄlumun bir arkadaÅını da aldık bu kez. Sıkılmasın küçük bey diye. Ha bu arada karar verdim ben oÄlumu kimselerin yanına gönderemem. Ãünkü gelen arkadaÅı yataÄını topladı, sofradan kalkarken tabaÄını, bardaÄını kaldırdı. Bizimkinde maÅallah tık yok. Sabah çarÅaf ve pike top halinde yataÄın ortasında duruyordu. İnsan arkadaÅından utanır, toplar di mi ? Nerrdeee... Bu çocuk bir yere gitse rezil edecek beni. Ãstelik gittiÄi yere aÄırlık yapacak, zahmet verecek. Bu arada evlenince gelin hanımın çocuk yetiÅtirme konusunda hakkımda edeceÄi lafları yazamıyorum bile. Ben bir yerde yanlıŠyaptım ama ..?
Cuma, Temmuz 07, 2006
Perşembe, Temmuz 06, 2006
Genel Durum
Cuma günü arkadaÅımın babasının 40 lokması vardı. Ona gittim. DaÄıtımda yardımcı oldum. Yardımcı derken arabada co-pilotluk yaptım. Ehliyeti eski olmasına raÄmen azıcık cesaretsizdir benim canım arkadaÅım. Benim tek yaptıÄımsa "sen aslansın,sen kaplansın,oraya da gideriz,buraya gideriz "diye moral vermek yanında. Biz o akÅam 6 gibi ÃeÅme'ye gidecektik. Saat 5.30 gibi arkadaÅım aradı. Biz de geliyoruz dediler. Yazlıklar kalabalıkla güzel oluyor. Tabi son dakikada programı deÄiÅince, anca 7 gibi çıkabildik yola. Yollar Cuma akÅamı olması nedeni ile çok kalabalıktı. Yiyecek alıÅveriÅi falan derken biz saat 9.30 gibi eve ulaÅtık. YemeÄe oturduÄumuzda saat 10'du. Haftasonu güzel geçti. Yedik, içtik, yüzdük, eÄlendik. Pazartesi günü eÅleri sabahtan gönderdik. Biz o gün de denize girip akÅamüzeri geri döndük. Allahtan havalar biraz serinledi de İzmir de çok sıcak deÄildi.
Salı günü malum bende temizlik günü. Dün ise nihayet annemi kontrole götürdüm. Bu kez tansiyonu çok yüksekti. 21-10 gibi. Doktor acilen tansiyonu düÅürmeliyiz dedi. Aksi takdirde beyin kanaması, felç, kalp krizi, bunama gibi sonuçlar doÄurur dedi. Åimdi sıkı bir perhize girdi. İlaçları deÄiÅtirildi. Allah korusun, düÅünmek bile istemiyorum o kötü sonuçları. . Ama sonuçta kendi saÄlıÄı, dikkat etmesi gereken yine kendisi. Ãok ihmalkardır benim anacım bu iÅlerde. Bu ilaçları kullansın ,10 gün sonra tekrar kontrole gidicez.
EÄer bir mani olmazsa bu haftasonu eÅim 15 günlük izne çıkacak. Ama çok enteresan bir Åirkette çalıÅıyor. Son dakikaya kadar ne olacaÄı belli deÄil. Cuma akÅamı saat 6'da patronlar tamam derse izne çıkıyoruz, demezse gene kös kös İzmir bekliycez. Geçen sene de çıkamamıÅtı izne. Gerçi bizimkinde de kabahat var, biliyorum. İnsan aÄzından girer, burnundan çıkar gene alır o izni ama erkek iÅte. Yapamıyorlar.
Bu 2 günde kuaför iÅlerini halledeceÄim. Gölge zamanım geldi. Araya bir de istenmeyen tüylerden kurtulma operasyonu sıÄdıracaÄım. Bu sıcakta nasıl üÅeniyorum anlatamam. 3-4 saat o kuaförde oturmak cehennem azabı gibi. Zaten gölge yaptırmamın nedeni o. Boya olsa 20 günde bir kuaföre gitmek lazım. Bari 3 ayda bir gidip zamandan kazanıyorum.Bu arada ben KarÅıyaka'dayım, kuaförüm Göztepe'de. Gitmek bile iÅ yani (İstanbullular okuyunca çok kızacaklar. Ãünkü en fazla 45 dakikalık yol.)
Bu arada sabah eÅim iÅe gider gitmez bilgisayarın baÅına oturuyorum. Yoksa bir daha çok zor ele geçirmem. Malum okullar tatil. Bilgisayar küçükbeyin tekelinde. Ancak o uyurken ya da arkadaÅları ile dıÅarı çıktıÄında girebiliyorum bilgisayara. Tabi bu arada akÅamları da eÅim ele geçiriyor bilgisayarı. Bana ya sabahın körü ya da gecenin bir yarısı kalıyor. Buna da ÅÃKÃR(!)
Salı günü malum bende temizlik günü. Dün ise nihayet annemi kontrole götürdüm. Bu kez tansiyonu çok yüksekti. 21-10 gibi. Doktor acilen tansiyonu düÅürmeliyiz dedi. Aksi takdirde beyin kanaması, felç, kalp krizi, bunama gibi sonuçlar doÄurur dedi. Åimdi sıkı bir perhize girdi. İlaçları deÄiÅtirildi. Allah korusun, düÅünmek bile istemiyorum o kötü sonuçları. . Ama sonuçta kendi saÄlıÄı, dikkat etmesi gereken yine kendisi. Ãok ihmalkardır benim anacım bu iÅlerde. Bu ilaçları kullansın ,10 gün sonra tekrar kontrole gidicez.
EÄer bir mani olmazsa bu haftasonu eÅim 15 günlük izne çıkacak. Ama çok enteresan bir Åirkette çalıÅıyor. Son dakikaya kadar ne olacaÄı belli deÄil. Cuma akÅamı saat 6'da patronlar tamam derse izne çıkıyoruz, demezse gene kös kös İzmir bekliycez. Geçen sene de çıkamamıÅtı izne. Gerçi bizimkinde de kabahat var, biliyorum. İnsan aÄzından girer, burnundan çıkar gene alır o izni ama erkek iÅte. Yapamıyorlar.
Bu 2 günde kuaför iÅlerini halledeceÄim. Gölge zamanım geldi. Araya bir de istenmeyen tüylerden kurtulma operasyonu sıÄdıracaÄım. Bu sıcakta nasıl üÅeniyorum anlatamam. 3-4 saat o kuaförde oturmak cehennem azabı gibi. Zaten gölge yaptırmamın nedeni o. Boya olsa 20 günde bir kuaföre gitmek lazım. Bari 3 ayda bir gidip zamandan kazanıyorum.Bu arada ben KarÅıyaka'dayım, kuaförüm Göztepe'de. Gitmek bile iÅ yani (İstanbullular okuyunca çok kızacaklar. Ãünkü en fazla 45 dakikalık yol.)
Bu arada sabah eÅim iÅe gider gitmez bilgisayarın baÅına oturuyorum. Yoksa bir daha çok zor ele geçirmem. Malum okullar tatil. Bilgisayar küçükbeyin tekelinde. Ancak o uyurken ya da arkadaÅları ile dıÅarı çıktıÄında girebiliyorum bilgisayara. Tabi bu arada akÅamları da eÅim ele geçiriyor bilgisayarı. Bana ya sabahın körü ya da gecenin bir yarısı kalıyor. Buna da ÅÃKÃR(!)
Cuma, Haziran 30, 2006
Zor Hayat :))
Hafta nasıl geçti anlamadım. Salı günü annemi doktora götüremedim. Ãünkü doktorumuz bir seminere katılmak üzere Åehir dıÅındaymıÅ. Salı günü dönecekmiÅ. İnÅallah önümüzdeki hafta gideceÄiz. Zaten bir rahatsızlıÄı yok. Rutin kontrol. Ama annem çok stresli bir insandır. Her kontrol öncesi bizi de strese sokuyor. Zaten bu kontrol tarihine karar vermesi bile 1-2 ay önceden baÅlıyor. Babamın tabiri ile herÅeyi çok "damtraklı", yani fazla kuralcı gibi bir Åey demek oluyor. Bizim ailede böyle deyimler ve sözcükler çok fazladır. Biz birbirimizi anlıyoruz da bazen diÄer insanlar ve aileye yeni katılanlar "ne diyo bunlar "der gibi bakıyorlar o zaman açıklama ihtiyacı duyuyoruz.
ÃarÅamba günü arkadaÅımla birlikte AOS'a fabrika satıŠmaÄazalarına gittim. Kendime bir kot capri ve bluz, oÄluma 3 tane tiÅort ve 1 plaj havlusu aldım. ArkadaÅım da oÄluna 1 mayo ve 2 tiÅort aldı. Ancak biz bunları yaklaÅık 3-4 saat dolaÅarak hallettik. Bu arada arabanın sıcaklık göstergesi sürekli 40-42,5 arasında gitti, geldi. Varın siz anlayın yani sıcaÄı, nemi. Oradan da bostanlı pazarına geçtik ama yorgunluktan tekstil kısmına giremedik bile. Biraz meyve-sebze alıp hemen döndük.
Dün akÅamüzeri görümcem telefon etti,akÅam napıyorsunuz diye. Evdeyiz dedim. Hadi birlikte bir yerlere gidelim dedi. O, kızı, kocam, ben, oÄlum, kuzenleri, onun eÅi ve kızı Bostanlı'da deniz kenarında bir yere gittik. Deniz püfür püfür esiyor. Yol trafiÄe kapalı, gürültü yok. Balıklar, kalamarlar, midyeler. Onlar rakı içti, ben bira. Rakıyı bir türlü sevemedim gitti. Bu yaÅtan sonra da alıÅacak halim yok. 2 bira , deniz, balık derken bir de havai fiÅekler patlamaya baÅladı. 3 genç bizden ayrılıp baÅka bir kafeye oturmaya gittiler.Biz 5 yaÅlı(!) baÅbaÅa kaldık. Muhabbet güzeldi. Gece kendimi yataÄa nasıl attıÄımı bilemedim. Sabah da kalıp gibi kalktım.
Åimdi ufak bir çanta hazırlamak lazım. Malum akÅamüzeri ÃeÅmeye gidicez. Haftasonu yine deniz, havuz, güneÅ. Valla hayat zor be:))
ÃarÅamba günü arkadaÅımla birlikte AOS'a fabrika satıŠmaÄazalarına gittim. Kendime bir kot capri ve bluz, oÄluma 3 tane tiÅort ve 1 plaj havlusu aldım. ArkadaÅım da oÄluna 1 mayo ve 2 tiÅort aldı. Ancak biz bunları yaklaÅık 3-4 saat dolaÅarak hallettik. Bu arada arabanın sıcaklık göstergesi sürekli 40-42,5 arasında gitti, geldi. Varın siz anlayın yani sıcaÄı, nemi. Oradan da bostanlı pazarına geçtik ama yorgunluktan tekstil kısmına giremedik bile. Biraz meyve-sebze alıp hemen döndük.
Dün akÅamüzeri görümcem telefon etti,akÅam napıyorsunuz diye. Evdeyiz dedim. Hadi birlikte bir yerlere gidelim dedi. O, kızı, kocam, ben, oÄlum, kuzenleri, onun eÅi ve kızı Bostanlı'da deniz kenarında bir yere gittik. Deniz püfür püfür esiyor. Yol trafiÄe kapalı, gürültü yok. Balıklar, kalamarlar, midyeler. Onlar rakı içti, ben bira. Rakıyı bir türlü sevemedim gitti. Bu yaÅtan sonra da alıÅacak halim yok. 2 bira , deniz, balık derken bir de havai fiÅekler patlamaya baÅladı. 3 genç bizden ayrılıp baÅka bir kafeye oturmaya gittiler.Biz 5 yaÅlı(!) baÅbaÅa kaldık. Muhabbet güzeldi. Gece kendimi yataÄa nasıl attıÄımı bilemedim. Sabah da kalıp gibi kalktım.
Åimdi ufak bir çanta hazırlamak lazım. Malum akÅamüzeri ÃeÅmeye gidicez. Haftasonu yine deniz, havuz, güneÅ. Valla hayat zor be:))
Pazartesi, Haziran 26, 2006
Tatil
GeçtiÄimiz hafta pazartesi günü arkadaÅım arayarak ÃarÅamba günü ÃeÅme'ye bizim yazlıÄa çocukları da alıp gitmemizi teklif etti. Ben tabi hemen atladım ama önce ikna edilmesi gereken bir koca faktörü vardı. Benim koca biraz problemli. Gece evde yalnız baÅına kalamıyor. Tamamen psikolojik. Ya hastalanırsa, ya kalp krizi geçirirse gibi felaket senaryoları yazıyor ve bunlarda çok ciddi. Fakat bu arkadaÅımız ve eÅi onun üniversiteden arkadaÅları (ben tanıÅınca kızı çok sevdim ve çok iyi anlaÅtık) onları kıramadı, kabul etmek zorunda kaldı. Ama bana vıdı vıdı yaptı, beni bırakıp gidiyorsun, ya baÅıma bir Åey gelirse diye iç kurdu Åeklinde beni yedi bitirdi. Bizim de böyle bir problemimiz var. Bi ton aidat ödediÄimiz yazlık orada duruyor, biz yazın İzmir'i bekliyoruz. Haftsonundan haftasonuna ÃeÅme'ye gidebiliyoruz. Neyse, biz arkadaÅla çarÅamba sabahı çocukları da alıp yola çıktık. Ev tabi bu sezon ilk kez gidildiÄinden rezil durumdaydı. Ãocuklar hemen giyinip havuza, bizse temizliÄe koyulduk. Ev tripleks olduÄundan akÅama kadar anca sildik süpürdük. Bu arada tüm tabak çanak bulaÅık makinasına atıldı. 4-5 postada ancak onlar yıkandı. Tüm giysiler ve çarÅaflar rutubetten küf kokmuÅtu. Onlar da 4-5 postada makinada yıkandı, asıldı, kurutuldu ama ütü kısmı daha sonraya bırakıldı. O akÅam geç de olsa biz de bir havuz sefası yapabildik. Ertesi gün tamamen dinlenme üzerine kurulu bir gün ,akÅamına ÃeÅme sefası, ertesi gün ise camları sildik. Evin camları o küçük kare kare camlardan. İnsana sanki yüzlerce cam silmiÅ hissi veriyor. Cuma akÅamı beyler de geldi. Zaten harala gürele derken pazar oldu ve akÅam saat 7 gibi çıkıp eve geldik. Orada üzerimize pike örterken İzmir cayır cayır yanıyordu ve beni bu cehenneme geri getiren eÅime buradan tüm saygı ve sevgilerimi iletiyorum:D
Bu arada okullar kapandı, karnemizi aldık. Neyse bir son dakika sürprizi falan olmadı, teÅekkürle geçti oÄluÅum. Åimdi de fm mi, tm mi seçilecek ikilemi var. O fm istiyor ama karne notlarına bakarsan tm'ci görünüyor. Derslere çalıÅacak olan o. Bu yüzden herhalde onun istediÄi gibi fm olacak. Ama iÅimiz zor. Düzenli ve çok çalıÅması lazım ama bizimki bu konuda çok rahattır.
Bugün herhalde anneme giderim. Yarın temizlik. ÃarÅamba da annemi rutin kontrolü için kalp doktorumuza götüreceÄim. İnÅallah herÅey yolundadır. Sonrası için henüz program yok. Bu arada salı günü temizlik sonrası arkadaÅla organizedeki fabrika satıŠmaÄazalarına gideceÄiz. Geçen sefer gittiÄim bir maÄaza var. Adını unuttum ama yerini biliyorum. Yalnızca büyük beden çalıÅıyor. 40-56 arası. Bir yazlık pantolon aldım. Ben 44 giyiyorum. Oysa aldıÄım oradaki en küçük beden 40 bile hafif belden bol geldi. Yani hem morali düzeliyor insanın hem de cebi. Hem spor,hem günlük hem de abiye kıyafetler var. EÄer yarın bir terslik olmaz da gidersek bir sonraki postta firmanın adını da yazarım.
Hadi ben kaçtım, iŠçok.
Bu arada okullar kapandı, karnemizi aldık. Neyse bir son dakika sürprizi falan olmadı, teÅekkürle geçti oÄluÅum. Åimdi de fm mi, tm mi seçilecek ikilemi var. O fm istiyor ama karne notlarına bakarsan tm'ci görünüyor. Derslere çalıÅacak olan o. Bu yüzden herhalde onun istediÄi gibi fm olacak. Ama iÅimiz zor. Düzenli ve çok çalıÅması lazım ama bizimki bu konuda çok rahattır.
Bugün herhalde anneme giderim. Yarın temizlik. ÃarÅamba da annemi rutin kontrolü için kalp doktorumuza götüreceÄim. İnÅallah herÅey yolundadır. Sonrası için henüz program yok. Bu arada salı günü temizlik sonrası arkadaÅla organizedeki fabrika satıŠmaÄazalarına gideceÄiz. Geçen sefer gittiÄim bir maÄaza var. Adını unuttum ama yerini biliyorum. Yalnızca büyük beden çalıÅıyor. 40-56 arası. Bir yazlık pantolon aldım. Ben 44 giyiyorum. Oysa aldıÄım oradaki en küçük beden 40 bile hafif belden bol geldi. Yani hem morali düzeliyor insanın hem de cebi. Hem spor,hem günlük hem de abiye kıyafetler var. EÄer yarın bir terslik olmaz da gidersek bir sonraki postta firmanın adını da yazarım.
Hadi ben kaçtım, iŠçok.
Salı, Haziran 13, 2006
Bunak Ãenebaz
Bir önceki postta yazmıÅtım ya, Arka sayfa programı diye. Bunak Ãenebaz olarak Cuma akÅamı gözümden uyku aka aka bekledim, ha Åimdi baÅladı, baÅlıyacak diye. Halbuki bir önceki hafta program tatile girdi ve hatta o nedenle daha fazla sayıda kitap ve albüm tanıttılar. Yuh olsun bana yani. Herhalde Eylül, Ekim gibi yeni yayın döneminde baÅlar yine. Sürç-ü hafıza ettik,affola
Cumartesi görümcemin doÄumgünü idi. O yüzden sabah iÅlerimi hemen ayarlayıp, hediye alma faslına giriÅtim. Büyük bedende gidilebilecek maÄazalar sınırlı. Ãnce birkaç yere baktım ama aklım Albey'deydi. Netekim(!) aradıklarımı buldum. Ãstelik ( İzmir'li büyük bedenlere duyurulur) merserize ürünlerde büyük indirim var. 1. üründe %20 , 2. üründe ise %50 indirim yapıyorlar. Ben de 2 tane birden aldım. Biri bizden, biri de oÄluÅumdan diye. Tabi taksitli satıÅların dayanılmaz cazibesi de iÅin tadını ikiye katlıyor. AkÅam da onda yemekteydik. ArkadaÅı olan bir çiftte vardı. Bir sürü mezeler almıÅ. Salatalar ve karides güveç ile çipura. Yanında Åarap. Muhabbet iyi. Ooohhh, güpgüzel bir akÅamdı. Ama merak etmeyin, doÄumgünü kızı diye ona iÅ yaptırmadık. Sofrayı biz kurduk, biz kaldırdık, heryeri toplayıp öyle ayrıldık.
Pazar günü ise çocukları ÃeÅme'ye gittiÄinden görümcem yalnızdı. Ben de kahvaltıya bize çaÄırdım. Biz görümcemle önce arkadaÅtık. Sonradan gelin-görümce olduk. O yüzden (tahtalara vurayım, Allah bozmasın) iyi anlaÅırız. Kahvaltıdan sonra (maalesef oÄlumun sınavları da bittiÄinden) artık kaçarım yoktu, kayınvalideye yazlıÄa gittik. Zaten gittiÄimizde saat 2'ye geliyordu. Hep birlikte bir yemek yedik, çay içtik ve 7 gibi geri döndük. Gelirken kayınpederim de bizle geldi ve bizde kalıyor. Kontrolleri var, onları yaptırmaya baÅladı. Herhalde ÃarÅamba'ya dönecek. Bu arada aman unutmayın , bu pazar babalar günü. Babalarımızın hediyeleri hazır da ben eÅime ne alıcam,valla bilmiyorum. DoÄumgününde aldıÄım koÅu bandı çok pahalıydı. Bunu önümüzdeki 3-5 yılın bilumum özel günlerine say deyip çamura mı yatsam acaba ?
Cumartesi görümcemin doÄumgünü idi. O yüzden sabah iÅlerimi hemen ayarlayıp, hediye alma faslına giriÅtim. Büyük bedende gidilebilecek maÄazalar sınırlı. Ãnce birkaç yere baktım ama aklım Albey'deydi. Netekim(!) aradıklarımı buldum. Ãstelik ( İzmir'li büyük bedenlere duyurulur) merserize ürünlerde büyük indirim var. 1. üründe %20 , 2. üründe ise %50 indirim yapıyorlar. Ben de 2 tane birden aldım. Biri bizden, biri de oÄluÅumdan diye. Tabi taksitli satıÅların dayanılmaz cazibesi de iÅin tadını ikiye katlıyor. AkÅam da onda yemekteydik. ArkadaÅı olan bir çiftte vardı. Bir sürü mezeler almıÅ. Salatalar ve karides güveç ile çipura. Yanında Åarap. Muhabbet iyi. Ooohhh, güpgüzel bir akÅamdı. Ama merak etmeyin, doÄumgünü kızı diye ona iÅ yaptırmadık. Sofrayı biz kurduk, biz kaldırdık, heryeri toplayıp öyle ayrıldık.
Pazar günü ise çocukları ÃeÅme'ye gittiÄinden görümcem yalnızdı. Ben de kahvaltıya bize çaÄırdım. Biz görümcemle önce arkadaÅtık. Sonradan gelin-görümce olduk. O yüzden (tahtalara vurayım, Allah bozmasın) iyi anlaÅırız. Kahvaltıdan sonra (maalesef oÄlumun sınavları da bittiÄinden) artık kaçarım yoktu, kayınvalideye yazlıÄa gittik. Zaten gittiÄimizde saat 2'ye geliyordu. Hep birlikte bir yemek yedik, çay içtik ve 7 gibi geri döndük. Gelirken kayınpederim de bizle geldi ve bizde kalıyor. Kontrolleri var, onları yaptırmaya baÅladı. Herhalde ÃarÅamba'ya dönecek. Bu arada aman unutmayın , bu pazar babalar günü. Babalarımızın hediyeleri hazır da ben eÅime ne alıcam,valla bilmiyorum. DoÄumgününde aldıÄım koÅu bandı çok pahalıydı. Bunu önümüzdeki 3-5 yılın bilumum özel günlerine say deyip çamura mı yatsam acaba ?
Cumartesi, Haziran 10, 2006
YaÄmur
Ne bu havalar böyle? KıŠgeri geldi. Tam deniz, meniz, kum, güneÅ derken etraf çamur deryası oldu. Bi de bu havaya askılı bluz ve terlikle yolda yakalanınca daha beter oluyor. Ayaklar çamur içinde kaldı, her yaÄmur damlası bıçak gibi batıyor insanın tenine. Ãstelik öyle böyle deÄil, Åakır Åakır yaÄdı , ama uzun sürmedi ve yarım saat içinde dindi. Lakin bu bizim sıçan gibi olmamıza yetti de arttı bile. Bu olay dün oldu. Bugün de aynı hava devam ediyor. Buz gibi bir rüzgar var dıÅarıda. Bir ara yaÄdı geçti. Tabi bu tür hava koÅulları benim gibi gezentileri yolundan ala koyamıyor.
Bugün bozulan telefonumuzu Alsancak'taki yetkili servise götürdüm. E Alsancak'a inmiÅken biraz vitrin bakmak lazım. O dükkan senin, bu dükkan benim derken epey bir dolaÅmıÅım. Åimdi evdeyim, birazdan oÄluÅum gelir. Ona birÅeyler hazırlarım. Sonra akÅam yemeÄi hazırlıÄı. AkÅamüzerleri genellikle TRT1 deki "Bizim evin halleri"dizisini izlemeye çalıÅıyorum. Bazı bölümlerde gereksiz uzatmalar olsa da seviyorum bu diziyi. EÄer o saatlerde evdeysem izlemeye çalıÅıyorum. Åaka maka 1200 bölümü geçtiler. Eski" Ferhunde hanımlar" dizisinin kadrosundan pekçok oyuncu var. Ãstelik birkaç gün seyredemeyip kaçırsam bile dizi yavaÅ ilerlediÄinden neler olduÄunu kolayca anlıyorum ve kaldıÄım yerden aynen devam ediyorum.
Bu akÅam (ve her Cuma ) NTV'de gece 11.30'da baÅlayan "Arka Sayfa" programı var. Kanat Atkaya(Hürriyet'te yazıyor) ve Can KozanoÄlu sunuyor. Muhabbetleri süper. Sanki 2 arkadaÅ salonlarında oturmuÅ muhabbet ediyorlar gibi. Ben çok severek izliyorum. Hatta bu yüzden Ihlamur Altında'nın genellikle sonlarını izleyemiyorum. Konukları ile sohbetleri, kitap ve albüm tanıtımları, bazen film tanıtımları derken programın nasıl ilerleyip nasıl bittiÄini anlayamıyorum. Åiddetle tavsiye ederim. Günün sonunda çok dinlendirici bir program.
Herkese mükemmel bir haftasonu diliyorum.
Bugün bozulan telefonumuzu Alsancak'taki yetkili servise götürdüm. E Alsancak'a inmiÅken biraz vitrin bakmak lazım. O dükkan senin, bu dükkan benim derken epey bir dolaÅmıÅım. Åimdi evdeyim, birazdan oÄluÅum gelir. Ona birÅeyler hazırlarım. Sonra akÅam yemeÄi hazırlıÄı. AkÅamüzerleri genellikle TRT1 deki "Bizim evin halleri"dizisini izlemeye çalıÅıyorum. Bazı bölümlerde gereksiz uzatmalar olsa da seviyorum bu diziyi. EÄer o saatlerde evdeysem izlemeye çalıÅıyorum. Åaka maka 1200 bölümü geçtiler. Eski" Ferhunde hanımlar" dizisinin kadrosundan pekçok oyuncu var. Ãstelik birkaç gün seyredemeyip kaçırsam bile dizi yavaÅ ilerlediÄinden neler olduÄunu kolayca anlıyorum ve kaldıÄım yerden aynen devam ediyorum.
Bu akÅam (ve her Cuma ) NTV'de gece 11.30'da baÅlayan "Arka Sayfa" programı var. Kanat Atkaya(Hürriyet'te yazıyor) ve Can KozanoÄlu sunuyor. Muhabbetleri süper. Sanki 2 arkadaÅ salonlarında oturmuÅ muhabbet ediyorlar gibi. Ben çok severek izliyorum. Hatta bu yüzden Ihlamur Altında'nın genellikle sonlarını izleyemiyorum. Konukları ile sohbetleri, kitap ve albüm tanıtımları, bazen film tanıtımları derken programın nasıl ilerleyip nasıl bittiÄini anlayamıyorum. Åiddetle tavsiye ederim. Günün sonunda çok dinlendirici bir program.
Herkese mükemmel bir haftasonu diliyorum.
Salı, Haziran 06, 2006
Salı, sallanır mı?
Yine Salı,yine temizlik günü. Birazdan kadın gelir ama her Salı eve baÄlanmaktan sıkılıyorum da artık. Madem tembellik edip ben temizlik yapmıyorum, o zaman buna da katlanmam lazım,di mi? Herhalde yaz geldi, kapı baca açık diye, 1 hafta da bile ev nasıl toz oluyor anlatamam. Sanki hiç silinip süpürülmemiÅ gibi.
GeçtiÄimiz haftasonuna gelince. Bu cumartesi eÅim de izinliydi. Daha doÄrusu patronları yazlıÄa gideceÄinden personele "sizler de gelmeyin" demiÅ. Normalde kıÅın cumartesileri de çalıÅıyorlar. Yazın okulların kapanması ile cumartesileri tatil oluyor, taaa Eylül baÅına kadar. Neyse, cumartesi günü cümbür cemaat evdeydik. Sürekli bir yeme , içme ve yatma modu vardı. Tabi bu 2 beyefendi için geçerliydi. O yeme içme durumlarını ayarlayan sefil köle çenebaz olarak ben sürekli mutfaktaydım. Genelde herkes evde olunca insan da deÄiÅik bir Åeyler yapmak istiyor. O gün Burcu'nun patlıcanlı böreÄini denedim. Bir de yalancı fırında makarna yaptım. Yalancı olan makarna deÄil, yapılıŠÅekli. Makarna haÅlanıyor. 1 bardak süt, 2 yumurta, 1 çay bardaÄı sıvı yaÄ ve 200 gr. kadar rendelenmiÅ peynir karıÅtırılıp haÅlanan makarna ile harmanlanıyor. YaÄlanmıŠborcama dökülüp 200 derece fırında 30-40 dakika arası piÅiriliyor. Gerçek fırında makarnadan daha pratik. Ãstelik bu tarifte mutlaka fırın makarna çeÅidi kullanmak gerekmiyor. Evde ne varsa (kelebek, fiyonk, burgu makarna) kullanabilirsiniz. Neyse, bu arada Burcu'nun patlıcanlı böreÄini eÅim ve ben çok sevdik. Ama 15 yaÅında ve hayatı köfte, hamburger, pizza üçgeninde geçen biri için fazla komplikeydi. O çatalının ucu ile alıp,fırında makarna yemeyi tercih etti. Sonra çok vuracak o kafacıÄını duvarlara ama neyse,herÅeyin zamanı var. Cumartesi akÅamı telefon edip "anne size yemeÄe geliyoruz" dedik ve annemlere yemeÄe gittik. GülüŠ, ahenk neÅe içinde yemeÄimizi yedik, muhabbetimizi yaptık ve 12'ye doÄru eve döndük.
Pazar ise oÄluÅumun sınavları devam ettiÄinden (çok Åükür ki) eÅim, yazlıÄa annelerine gitti, biz oÄluÅumla evde kaldık. Ona ders çalıÅtırdım, bilgisayara girdim, yine yemek piÅirdim, pazartesi için gömlek ve pantolon ütüledim, ufak tefek eksikler için markete gittim. Pazar günü hayhuy içinde geçti, gitti.
İzmir'de artık sıcaklar iyice bastırdı. Denize girme vakti geldi ama Åu oÄluÅumun sınavları bir bitse. Ãstelik daha yazlıÄı temizletmedim. Belki bu cumartesi temizletirim. Hem de gitmiÅken, pazar günü de kalır bir denize gireriz. En çok özlediÄim Åey; Åezlonga uzanıp, gözlerimi ufka dikip beynimi boÅaltmak. Gerçi pazar günü ÃeÅme çok kalabalık oluyor ama akÅamüzeri ortalık sakinleÅir. Ben de o zaman sahile inerim. Bir de kıŠsonrası ilk denize girdiÄimde o tuzlu suyun kokusu tadı bana hep çok güzel, çok özel gelir. Ay,canım Åimdi deniz kenarında olmak istedi. Evet, evet ben bu haftasonu yazlıÄı temizleteyim. Bahaneyle de gitmiÅ oluruz.
GeçtiÄimiz haftasonuna gelince. Bu cumartesi eÅim de izinliydi. Daha doÄrusu patronları yazlıÄa gideceÄinden personele "sizler de gelmeyin" demiÅ. Normalde kıÅın cumartesileri de çalıÅıyorlar. Yazın okulların kapanması ile cumartesileri tatil oluyor, taaa Eylül baÅına kadar. Neyse, cumartesi günü cümbür cemaat evdeydik. Sürekli bir yeme , içme ve yatma modu vardı. Tabi bu 2 beyefendi için geçerliydi. O yeme içme durumlarını ayarlayan sefil köle çenebaz olarak ben sürekli mutfaktaydım. Genelde herkes evde olunca insan da deÄiÅik bir Åeyler yapmak istiyor. O gün Burcu'nun patlıcanlı böreÄini denedim. Bir de yalancı fırında makarna yaptım. Yalancı olan makarna deÄil, yapılıŠÅekli. Makarna haÅlanıyor. 1 bardak süt, 2 yumurta, 1 çay bardaÄı sıvı yaÄ ve 200 gr. kadar rendelenmiÅ peynir karıÅtırılıp haÅlanan makarna ile harmanlanıyor. YaÄlanmıŠborcama dökülüp 200 derece fırında 30-40 dakika arası piÅiriliyor. Gerçek fırında makarnadan daha pratik. Ãstelik bu tarifte mutlaka fırın makarna çeÅidi kullanmak gerekmiyor. Evde ne varsa (kelebek, fiyonk, burgu makarna) kullanabilirsiniz. Neyse, bu arada Burcu'nun patlıcanlı böreÄini eÅim ve ben çok sevdik. Ama 15 yaÅında ve hayatı köfte, hamburger, pizza üçgeninde geçen biri için fazla komplikeydi. O çatalının ucu ile alıp,fırında makarna yemeyi tercih etti. Sonra çok vuracak o kafacıÄını duvarlara ama neyse,herÅeyin zamanı var. Cumartesi akÅamı telefon edip "anne size yemeÄe geliyoruz" dedik ve annemlere yemeÄe gittik. GülüŠ, ahenk neÅe içinde yemeÄimizi yedik, muhabbetimizi yaptık ve 12'ye doÄru eve döndük.
Pazar ise oÄluÅumun sınavları devam ettiÄinden (çok Åükür ki) eÅim, yazlıÄa annelerine gitti, biz oÄluÅumla evde kaldık. Ona ders çalıÅtırdım, bilgisayara girdim, yine yemek piÅirdim, pazartesi için gömlek ve pantolon ütüledim, ufak tefek eksikler için markete gittim. Pazar günü hayhuy içinde geçti, gitti.
İzmir'de artık sıcaklar iyice bastırdı. Denize girme vakti geldi ama Åu oÄluÅumun sınavları bir bitse. Ãstelik daha yazlıÄı temizletmedim. Belki bu cumartesi temizletirim. Hem de gitmiÅken, pazar günü de kalır bir denize gireriz. En çok özlediÄim Åey; Åezlonga uzanıp, gözlerimi ufka dikip beynimi boÅaltmak. Gerçi pazar günü ÃeÅme çok kalabalık oluyor ama akÅamüzeri ortalık sakinleÅir. Ben de o zaman sahile inerim. Bir de kıŠsonrası ilk denize girdiÄimde o tuzlu suyun kokusu tadı bana hep çok güzel, çok özel gelir. Ay,canım Åimdi deniz kenarında olmak istedi. Evet, evet ben bu haftasonu yazlıÄı temizleteyim. Bahaneyle de gitmiÅ oluruz.
Perşembe, Haziran 01, 2006
Ordan Burdan
Salı günü temizlik vardı bende. Mutfaktaki kilimi çamaÅır makinesinde yıkamaya kalktım. Sonuç; Bir adet hurda çamaÅır makinesi. Sanırım suya girince kilim iyice aÄırlaÅtı ve makineyi bozdu. Kilimi atıp,yenisini alsam bana daha ucuza gelecekti. Servis Cuma günü gelecek. Bakalım neresine , kaç para sıkıÅmıŠkeratanın?
Dün de bir arkadaÅıma gittim. Biraz erken gittim ve kısır yaptım. Allahım bu kadar mı terslik olur? Her zaman diri diri olan kısır, lapa gibi oldu. Gerçi herkes silip süpürdü ama ben her zaman yaptıÄım Åeyi bilirim. Olmadı yani. Zaten ne zaman özensem bi aksilik çıkar.
OÄluÅumun son sınavları. Bu hafta ve haftaya Cumaya kadar her gün, kesintisiz sınav var. Tabi, artık altı okka yapıyoruz beyefendiyi. Aman paÅam, canım paÅam, ne yersin, ne içersin dedikçe tepeme çıkardım eÅÅeÄi. Hizmet sınırsız ama bendeki sinir %1500 oldu. Neyse Åu sınavlar bitsin görüÅeceÄiz biz onunla.
Bugün anneme gideceÄim. Geçen hafta Pazartesiden beri görmedim. 10 gün olmuÅ, çok özledim. Gerçi her gün telefonla görüÅüyoruz ama anneciÄimin (kulaklıÄa raÄmen) kulakları iyi duymadıÄından kısa bir görüÅme oluyor. Yüzyüze olunca baÄırıÅ, çaÄırıŠanlaÅıyoruz. Giderken benim buradaki börekçiden de hem peynirli hem kıymalı böreklerden alacaÄım. Bayılıyor oranın böreklerine. El açması, çıtır çıtırlar. Hem ye hem de yanında yat misali.
Yarın ne yapacaÄıma dair bir program yapmadım ama Pazar belli. EÅim annesine yazlıÄa gidecek. Biz de oÄluÅumla evde oturup (allahtan Åu sınavlar var da, gitmekten kurtuluyorum :D ) Tarih, CoÄrafya ve İngilizce'ye birlikte bakacaÄız.
Okulların kapanmasına 2 hafta kaldı. Tozbezicimin kulaklarını çınlatıyorum. Yine tatil geldi ve yine 3 ay çocuklar evde. Bizde en büyük sorun bilgisayar paylaÅımı. Bir çözüm bulucaz artık.
Hadi bana müsaade. Daha yemek yapılacak, anneye gidilecek. Ooooo iŠçok,emeklinin iÅi bitmez!
Dün de bir arkadaÅıma gittim. Biraz erken gittim ve kısır yaptım. Allahım bu kadar mı terslik olur? Her zaman diri diri olan kısır, lapa gibi oldu. Gerçi herkes silip süpürdü ama ben her zaman yaptıÄım Åeyi bilirim. Olmadı yani. Zaten ne zaman özensem bi aksilik çıkar.
OÄluÅumun son sınavları. Bu hafta ve haftaya Cumaya kadar her gün, kesintisiz sınav var. Tabi, artık altı okka yapıyoruz beyefendiyi. Aman paÅam, canım paÅam, ne yersin, ne içersin dedikçe tepeme çıkardım eÅÅeÄi. Hizmet sınırsız ama bendeki sinir %1500 oldu. Neyse Åu sınavlar bitsin görüÅeceÄiz biz onunla.
Bugün anneme gideceÄim. Geçen hafta Pazartesiden beri görmedim. 10 gün olmuÅ, çok özledim. Gerçi her gün telefonla görüÅüyoruz ama anneciÄimin (kulaklıÄa raÄmen) kulakları iyi duymadıÄından kısa bir görüÅme oluyor. Yüzyüze olunca baÄırıÅ, çaÄırıŠanlaÅıyoruz. Giderken benim buradaki börekçiden de hem peynirli hem kıymalı böreklerden alacaÄım. Bayılıyor oranın böreklerine. El açması, çıtır çıtırlar. Hem ye hem de yanında yat misali.
Yarın ne yapacaÄıma dair bir program yapmadım ama Pazar belli. EÅim annesine yazlıÄa gidecek. Biz de oÄluÅumla evde oturup (allahtan Åu sınavlar var da, gitmekten kurtuluyorum :D ) Tarih, CoÄrafya ve İngilizce'ye birlikte bakacaÄız.
Okulların kapanmasına 2 hafta kaldı. Tozbezicimin kulaklarını çınlatıyorum. Yine tatil geldi ve yine 3 ay çocuklar evde. Bizde en büyük sorun bilgisayar paylaÅımı. Bir çözüm bulucaz artık.
Hadi bana müsaade. Daha yemek yapılacak, anneye gidilecek. Ooooo iŠçok,emeklinin iÅi bitmez!
Pazartesi, Mayıs 29, 2006
ArkadaÅım
Ãok sevdiÄim bir arkadaÅım, dostum babasını kaybetti. Beklenmeyen bir ölümdü.ÃarÅamba gününden beri onunlayım. Ãok zormuÅ. Binlerce Åükür ki annem de , babam da saÄ ve o yaÅta olabilecekleri kadar da saÄlıklılar. Bu günlerini aramasınlar razıyım. Allah onlara uzun, saÄlıklı bir ömür versin. İnÅallah daha uzun yıllar onlarla birlikte olurum. Kendim anne olduktan sonra anladım ki bu koca dünyada insanı karÅılıksız seven yalnızca 2 insan var;annemiz ve babamız. Onları kaybedince, insan yapayanlız kalıyor bu dünyada. Kaç yaÅında olursan ol, sıkıntılarını gidip yine onlarla paylaÅıyorsun. Onlarında yanında, dizinde huzur buluyorsun. Allahım, sen onlara daha nice saÄlıklı ve mutlu yıllar ihsan eyle.
Çarşamba, Mayıs 24, 2006
Dekorasyon
Dün evde temizlik yapılırken, ben de blogumu temizledim daha doÄrusu yeniden dekore ettim.
Zaten biyonikkedinin blogundaki bayraÄı postuma ekleyemediÄim için kendi kendime çok kızmıÅtım; bir insan bu kadar mı teknolojik özürlü olur diye. Dün bilgisayar baÅında geçen saatler sonuda bu iÅi kıvırdım. E tabi buldumcuk Åeklinde de ne bulursam koydum bloÄa. Bu arada o en tepedeki Miki ve Mini Mouse, ben ve kocamı temsil ediyor. Yanlarındaki minik köpecik ise oÄluÅum.
BloÄumun yeni hali nasıl olmuÅ? BeÄendiniz mi?
Zaten biyonikkedinin blogundaki bayraÄı postuma ekleyemediÄim için kendi kendime çok kızmıÅtım; bir insan bu kadar mı teknolojik özürlü olur diye. Dün bilgisayar baÅında geçen saatler sonuda bu iÅi kıvırdım. E tabi buldumcuk Åeklinde de ne bulursam koydum bloÄa. Bu arada o en tepedeki Miki ve Mini Mouse, ben ve kocamı temsil ediyor. Yanlarındaki minik köpecik ise oÄluÅum.
BloÄumun yeni hali nasıl olmuÅ? BeÄendiniz mi?
Salı, Mayıs 23, 2006
KiÅisel Tarihim
Geçen haftasonunu yazmadım, yazamadım vakitsizlikten. Ha, çok önemli bir Åeyler mi yaptım yazmaya deÄecek ? Yooo.. Ama bu raporu yazmazsam da ben rahat edemiyorum
Malum bu haftasonu erken baÅladı. Cuma günü 19 Mayıs ve evde yayılarak geçirdik. Zavallı kocam hergün kilometrelerce yol kattettiÄi için o gün evden dıÅarı adım atmak istemedi. Haklı, garibim. OÄluÅum zaten dünden razı ( kesintisiz bilgisayar oyunu demek onun için bu) . Uzandık, yemek yedik, gazeteleri okuduk, televizyon izledik, bilgisayarda oyun oynadık vs,vs. Cumartesi günü kahvaltı sonrası oÄlum derse gitti, biz de çıkıp biraz alıÅveriÅ yaptık. Daha sonra görümcemi de alıp birlikte kayınvalidenin yazlıÄa gittik. Yazlık = Mangal olduÄundan akÅam sofrası neÅe ile geçti.
Pazar günü ise kayınvalidem piÅi yaptı. Ama biraz kolaya kaçtı. Hazır ekmek hamuru alıp ondan hazırladı. AkÅamüzeri eriklerimizi toplayıp, bu arada kayınvalidemin yaptıÄı sarmalardan koca bir tencere de alıp eve döndük. Kayınvalidem ne zaman ona gitsek mutlaka koca bir tencere sarma sarar(tabii baÅka yemeklerde yapar) , yenen yenir , dönerken de kalan sarmayı kızıyla bize eÅit bölüÅtürür, eve getiririz. Ãok da güzel yapar bu arada, tüm yemekleri lezzetlidir.
Dün anneme gidip, getirdiÄimiz eriklerden onlara da verdim. Muhabbet, çay faslı falan filan
Bugünse Salı, temizlik günü. Evde kadın var. Ne tembelim , di mi? O temizliyor, bense bilgisayar baÅındayım. Ãff n'apayım? Hayat, toz alarak harcanamayacak kadar kısa.
Malum bu haftasonu erken baÅladı. Cuma günü 19 Mayıs ve evde yayılarak geçirdik. Zavallı kocam hergün kilometrelerce yol kattettiÄi için o gün evden dıÅarı adım atmak istemedi. Haklı, garibim. OÄluÅum zaten dünden razı ( kesintisiz bilgisayar oyunu demek onun için bu) . Uzandık, yemek yedik, gazeteleri okuduk, televizyon izledik, bilgisayarda oyun oynadık vs,vs. Cumartesi günü kahvaltı sonrası oÄlum derse gitti, biz de çıkıp biraz alıÅveriÅ yaptık. Daha sonra görümcemi de alıp birlikte kayınvalidenin yazlıÄa gittik. Yazlık = Mangal olduÄundan akÅam sofrası neÅe ile geçti.
Pazar günü ise kayınvalidem piÅi yaptı. Ama biraz kolaya kaçtı. Hazır ekmek hamuru alıp ondan hazırladı. AkÅamüzeri eriklerimizi toplayıp, bu arada kayınvalidemin yaptıÄı sarmalardan koca bir tencere de alıp eve döndük. Kayınvalidem ne zaman ona gitsek mutlaka koca bir tencere sarma sarar(tabii baÅka yemeklerde yapar) , yenen yenir , dönerken de kalan sarmayı kızıyla bize eÅit bölüÅtürür, eve getiririz. Ãok da güzel yapar bu arada, tüm yemekleri lezzetlidir.
Dün anneme gidip, getirdiÄimiz eriklerden onlara da verdim. Muhabbet, çay faslı falan filan
Bugünse Salı, temizlik günü. Evde kadın var. Ne tembelim , di mi? O temizliyor, bense bilgisayar baÅındayım. Ãff n'apayım? Hayat, toz alarak harcanamayacak kadar kısa.
Pazartesi, Mayıs 22, 2006
Cumhuriyet Ãocukları
Biyonikkedimin yazısındaki bayraÄı kopyalamayı çok istedim ama ne yapayım ki teknoloji özürlü olduÄumdan baÅaramadım.Ama niyete bakın siz.
Cumhuriyet ortamında doÄmuÅ, büyümüÅ, ilkokul mezunu babası tarafından "zorunlu eÄitimin üniversite bitimine dek" olduÄu empoze edilmiÅ, çalıÅıp kendi ayaklarının üzerinde durması öÄretilmiÅ, bu ülkeye , bu bayraÄa ve Atatürk ilkelerine gönülden baÄlı biri olarak ülkemin siyasi yaÅamındaki bu kara lekelerden (ve temsil ettikleri kara, örümcek kafalardan) utanıyorum. Onları ikinci plana itmek isteyen bir zihniyeti alkıÅlayan, zorla taktıkları o sıkmabaÅları kendi tercihi imiÅ gibi göstermeye çalıÅan hemcinslerimi de kınıyorum.
Cumhuriyet olmasa ibadetin bile özgürce yapılamayacaÄı bir ülkede olacaklarının farkında olmayan gafillere, dönüpte KurtuluÅ SavaÅını ve Cumhuriyetin kuruluÅunu tekrar okumalarını öneriyorum.
Neyse ki son günlerdeki protestolar gösterdi ki bizler çoÄunluÄuz. Onların da bu acz uykusundan uyanacakları günü bekliyoruz.
Cumhuriyet ortamında doÄmuÅ, büyümüÅ, ilkokul mezunu babası tarafından "zorunlu eÄitimin üniversite bitimine dek" olduÄu empoze edilmiÅ, çalıÅıp kendi ayaklarının üzerinde durması öÄretilmiÅ, bu ülkeye , bu bayraÄa ve Atatürk ilkelerine gönülden baÄlı biri olarak ülkemin siyasi yaÅamındaki bu kara lekelerden (ve temsil ettikleri kara, örümcek kafalardan) utanıyorum. Onları ikinci plana itmek isteyen bir zihniyeti alkıÅlayan, zorla taktıkları o sıkmabaÅları kendi tercihi imiÅ gibi göstermeye çalıÅan hemcinslerimi de kınıyorum.
Cumhuriyet olmasa ibadetin bile özgürce yapılamayacaÄı bir ülkede olacaklarının farkında olmayan gafillere, dönüpte KurtuluÅ SavaÅını ve Cumhuriyetin kuruluÅunu tekrar okumalarını öneriyorum.
Neyse ki son günlerdeki protestolar gösterdi ki bizler çoÄunluÄuz. Onların da bu acz uykusundan uyanacakları günü bekliyoruz.
Pazartesi, Mayıs 15, 2006
İyi ki DoÄdun Oturan BoÄa
Bugün eÅimin doÄumgünü. Kendisi, bir BoÄa burcu ve tembel biri olarak "Oturan BoÄa" lakabını fazlasıyla hakediyor. Bu yıl hediye seçimi çok kolay oldu. Ãünkü baharın baÅından beri iÅlerinin yoÄunluÄu nedeni ile spor yapamadıÄından, kilo aldıÄından yakınıp duruyor ve koÅu bandı almak için sürekli maÄazaları dolanıyordu. Ama bir türlü karar veremiyordu. Ben ona söylemeden olaya el koydum ve aldım. Cuma günü eve teslim ettiler. Tabi, doÄumgününden önce hediyesini görmüŠoldu ama paket halinde. Servis bugün gelip kuracak ve kurulmuÅ hali tam doÄumgününde hazır olacak. Ãok sevindirik oldu. Sabırsızlıkla bekliyor. Ama ben de fırçamı attım tabi. "Bu koca Åeye bir ton para bayıldım. Eh, sen bunu kullanma da, ben de bunu balkondan aÅaÄı atmazsam "dedim. İyi demiÅ miyim?Ãünkü bilirim, pek bir maymun iÅtahlıdır. 2 gün koÅar, 3. gün yorgunum, morgunum diye savsaklar. Yok, verdiÄimiz her kuruÅun hakkını çıkarmalı.
Cumartesi günü her zamanki gibi hayhuyla geçti. AlıÅveriÅ, yemek, ortalık toplama, anneler günü hediyeleri alma vs,vs.. AkÅam ise Bostanlı sahildeki Yasemin Cafeye gittik. Hava serin(çok severim böyle havaları. Ne sıcak, ne soÄuk. Ama üzerinize en azından bir merserize ceket giymeniz gereken havalar) . Ãnümüz derya, deniz. Fonda güzel bir müzik. BirÅeyler yedik. Ben biramı içtim. Muhabbet ettik. OÄlum bile çok hoÅlandı. Bile diyorum çünkü evde çıkalım mı, çıkmayalım mı muhabbeti sırasında muhalefet Åerhi koymuÅtu. Tek neden de bilgisayarından uzaklaÅacak olması. Ama hepimize iyi geldi.
Pazar günü ise malum anneler günü. Ãnceki postta yazdıÄım gibi Cumartesi günü eÅimle birlikte gidip bana dıÅarı giymek için terlik aldık. Ama ben 2 model arasında kararsız kalınca eÅim "2'sini de alalım. Biri benden biri de oÄlumdan" dedi. Böylece aklım hiçbirinde kalmamıŠoldu. Sabahleyin önce baba-oÄul bana hediyelerini verdiler. Sonra annemlere kahvaltıya gittik. Teyzem de aÅaÄı inmiÅti. Hep birlikte gülüŠahenk kahvaltı ettik. Oradan kayınvalidemlerin yazlıÄa geçtik. Ama geçerken eÅimin içine sinmedi. Teyzesine de telefon edip, onu ve arkadaÅını da aldık. Kayınvalidemde görümcem,onun kayınvalidesi ve kayınpederi ve onların da bir arkadaÅı vardı. Her zamanki gibi yine 10 kiÅilik bir sofrada bu kez öÄle yemeÄi (tabi o sırada saat 4 falandı) yedik. Bahçeden eriklerimizi topladık. AkÅam yorgun argın eve geldik. Tatlı bir yorgunluk tabii. Sonra da bir duÅ, biraz tv ve tumba yatak. Bu arada oÄluÅum çok üzgündü. Malum Fenerbahçe ÅampiyonluÄu kaçırdı. O üzülünce ben daha çok üzüldüm. Bu arada ben (sözde) BeÅiktaÅlıyım. Say desen 2 oyuncusunu bile bilmem ama çocukluktan gelen bir Åey iÅte.
Allahtan o da öyle fanatik deÄildir de sabah neÅe içinde kalktı. "Seneye 100.yılımızda Åampiyonoluruz" dedi (inÅallah) .
Cumartesi günü her zamanki gibi hayhuyla geçti. AlıÅveriÅ, yemek, ortalık toplama, anneler günü hediyeleri alma vs,vs.. AkÅam ise Bostanlı sahildeki Yasemin Cafeye gittik. Hava serin(çok severim böyle havaları. Ne sıcak, ne soÄuk. Ama üzerinize en azından bir merserize ceket giymeniz gereken havalar) . Ãnümüz derya, deniz. Fonda güzel bir müzik. BirÅeyler yedik. Ben biramı içtim. Muhabbet ettik. OÄlum bile çok hoÅlandı. Bile diyorum çünkü evde çıkalım mı, çıkmayalım mı muhabbeti sırasında muhalefet Åerhi koymuÅtu. Tek neden de bilgisayarından uzaklaÅacak olması. Ama hepimize iyi geldi.
Pazar günü ise malum anneler günü. Ãnceki postta yazdıÄım gibi Cumartesi günü eÅimle birlikte gidip bana dıÅarı giymek için terlik aldık. Ama ben 2 model arasında kararsız kalınca eÅim "2'sini de alalım. Biri benden biri de oÄlumdan" dedi. Böylece aklım hiçbirinde kalmamıŠoldu. Sabahleyin önce baba-oÄul bana hediyelerini verdiler. Sonra annemlere kahvaltıya gittik. Teyzem de aÅaÄı inmiÅti. Hep birlikte gülüŠahenk kahvaltı ettik. Oradan kayınvalidemlerin yazlıÄa geçtik. Ama geçerken eÅimin içine sinmedi. Teyzesine de telefon edip, onu ve arkadaÅını da aldık. Kayınvalidemde görümcem,onun kayınvalidesi ve kayınpederi ve onların da bir arkadaÅı vardı. Her zamanki gibi yine 10 kiÅilik bir sofrada bu kez öÄle yemeÄi (tabi o sırada saat 4 falandı) yedik. Bahçeden eriklerimizi topladık. AkÅam yorgun argın eve geldik. Tatlı bir yorgunluk tabii. Sonra da bir duÅ, biraz tv ve tumba yatak. Bu arada oÄluÅum çok üzgündü. Malum Fenerbahçe ÅampiyonluÄu kaçırdı. O üzülünce ben daha çok üzüldüm. Bu arada ben (sözde) BeÅiktaÅlıyım. Say desen 2 oyuncusunu bile bilmem ama çocukluktan gelen bir Åey iÅte.
Allahtan o da öyle fanatik deÄildir de sabah neÅe içinde kalktı. "Seneye 100.yılımızda Åampiyonoluruz" dedi (inÅallah) .
Cumartesi, Mayıs 13, 2006
BoÅuna Yırtınıyoruz
Dün akÅamüzeri saat 6'da MTV'de World Chart Express diye bir program var, ona bakıyordum listede Türkiye'den kimse var mı diye. 3. sırada Funda Arar "Karartma Günleri" ile çıktı. Bu sırada( diÄer tüm ülkelerde olduÄu gibi) alt yazı ile o ülkeye özgü garip denilebilecek bir olayı geçiyorlar. Efendim bizdeki olay ÅuymuÅ; İstanbul'da bir üniversitede 49 yaÅında sakallı bir adam 19 yaÅındaki bir kızın yerine sınava girerken yakalanmıÅ. Nasıl mı? Aslında adam geleneksel(evet evet traditional diye geçti) giysi olan peçe ile yanaklarını ve sakalını örttüÄünden anlaÅılamazmıŠama sesi onu ele vermiÅ. Türkiye'de üniversitelere türbanla bile girilemezken peçeyle içeri nasıl girmiÅ diye sormak lazım ama asıl acı olan tüm dünyaya yayın yapan bir kuruluÅun bile böyle asparagas bir haber yapıyor olması ve daha da acısı biz istediÄimiz kadar .ıçımızı yırtalım, onların gözünde bizlerin hala peçeli çarÅaflı yaratıklar olmamız. Evet insan demedim, çünkü biz onlar için yaratıÄız. Dün sinirimden kudurdum ve hala sinirim geçmediÄinden buradan paylaÅmak istedim.
Cuma, Mayıs 12, 2006
Pazar
Dün Bospa'ya gittim. Bilmeyenlere anlatayım. Bostanlı'da ÃarÅamba günleri kurulan meÅhur bir pazarımız var. Kısaca herkes Bospa diyor. Ãzellikle tekstil konusunda çok iyi. Hem çok kaliteli hem de çok ucuz Åeyler bulabiliyorsunuz. Tabii meyve-sebze kısmıda da hem bol çeÅitli, hem de çok taze oluyor.
Ben de dün gidip özellikle tiÅort bakayım dedim ama her zaman gittiÄim yoldan gitmeyip baÅka bir yolu kullandım. Farklı bir kapıdan pazara girmiÅim. Direkt meyve sebzelerin arasında buldum kendimi. Oldum olası marullar, taze soÄanlar, taze sarmısaklar mest eder beni. Dün de ben onu da alayım,bunu da alayım derken, elimi kolumu doldurmuÅum. Giysilere bakacak halim kalmamıÅ. Eeee, insan açgözlü olunca böyle oluyor. Ama napayım, bu aile geleneÄi herhalde. Hem anne tarafım hem de baba tarafım yemeÄe biraz fazlaca düÅkünüzdür. Eh görüntü olarak da bunu inkar etmeyiz zaten. Velhasıl ben gene haftaya erteledim tiÅort bakma iÅini. Hem canım daha tiÅort giyilecek kadar sıcaklar da bastırmadı , di mi?
Bu aralar yeni bir albümü sürekli dinliyorum. ErtuÄ'un "Hayatım" adlı albümü. Burdan sanatçılar kısmından ulaÅıp aynı adlı Åarkıyı dinleyebilirsiniz. Zaten birçok müzik kanalında ilk klibi gösteriliyor , 2. klibi de yayınlanmaya baÅladı . Bence çok güzel bir ses, melodiler ve sözler de yürekten.
Pazar günü Anneler günü. Her yıl 4 hediye alıyoruz. Anneme, kayınvalideme, teyzeme ve eÅimin teyzesine. Kayınvalidem sözde çaktırmadan isteÄini belirttiÄinden problem olmuyor. Annemle teyzeme ne alabileceÄimi zaten biliyorum. Zevklerini, eksiklerini, ihtiyaçlarını bilirim hep. EÅimin teyzesine de klasik bir anne hediyesi ile iÅi bitiriyorum. Bana gelince. Hiçbir yıl sürpriz olmuyor. Åimdi Cumartesi günü eÅim "Ne istiyorsun söyle de onu alalım. Gidip gereksiz birÅey alacaÄıma ihtiyacın birÅeyi alalım" diyecek ve biz gidip birlikte birÅeyler alacaÄız. OÄlumun zaten aklında bile yok anneler günü. Babasıyla aldıÄımız hediyeyi pazar günü getirip bana verecek. Neyse , buna da Åükür diyorum. Hiç olmazsa kocam hatırlıyor beni.
Ben de dün gidip özellikle tiÅort bakayım dedim ama her zaman gittiÄim yoldan gitmeyip baÅka bir yolu kullandım. Farklı bir kapıdan pazara girmiÅim. Direkt meyve sebzelerin arasında buldum kendimi. Oldum olası marullar, taze soÄanlar, taze sarmısaklar mest eder beni. Dün de ben onu da alayım,bunu da alayım derken, elimi kolumu doldurmuÅum. Giysilere bakacak halim kalmamıÅ. Eeee, insan açgözlü olunca böyle oluyor. Ama napayım, bu aile geleneÄi herhalde. Hem anne tarafım hem de baba tarafım yemeÄe biraz fazlaca düÅkünüzdür. Eh görüntü olarak da bunu inkar etmeyiz zaten. Velhasıl ben gene haftaya erteledim tiÅort bakma iÅini. Hem canım daha tiÅort giyilecek kadar sıcaklar da bastırmadı , di mi?
Bu aralar yeni bir albümü sürekli dinliyorum. ErtuÄ'un "Hayatım" adlı albümü. Burdan sanatçılar kısmından ulaÅıp aynı adlı Åarkıyı dinleyebilirsiniz. Zaten birçok müzik kanalında ilk klibi gösteriliyor , 2. klibi de yayınlanmaya baÅladı . Bence çok güzel bir ses, melodiler ve sözler de yürekten.
Pazar günü Anneler günü. Her yıl 4 hediye alıyoruz. Anneme, kayınvalideme, teyzeme ve eÅimin teyzesine. Kayınvalidem sözde çaktırmadan isteÄini belirttiÄinden problem olmuyor. Annemle teyzeme ne alabileceÄimi zaten biliyorum. Zevklerini, eksiklerini, ihtiyaçlarını bilirim hep. EÅimin teyzesine de klasik bir anne hediyesi ile iÅi bitiriyorum. Bana gelince. Hiçbir yıl sürpriz olmuyor. Åimdi Cumartesi günü eÅim "Ne istiyorsun söyle de onu alalım. Gidip gereksiz birÅey alacaÄıma ihtiyacın birÅeyi alalım" diyecek ve biz gidip birlikte birÅeyler alacaÄız. OÄlumun zaten aklında bile yok anneler günü. Babasıyla aldıÄımız hediyeyi pazar günü getirip bana verecek. Neyse , buna da Åükür diyorum. Hiç olmazsa kocam hatırlıyor beni.
Salı, Mayıs 09, 2006
BaÅlıksız
GeçtiÄimiz haftasonunu anlatalım bakalım önce. Cuma akÅamının Hıdrellez olduÄunu unuttum. EÅimin teyzesi yemeÄe çaÄırmıÅtı, oraya gittik. Ama kendisi bizim 2 kat aÅaÄımızda olduÄundan sokaÄa çıkmadık. O yüzden de hiçbir Åeyden haberimiz olmadı. Ertesi gün gazetelerde resimleri görünce olaya uyandım ama çok geçti. Cumartesi sabahı ise motor takılmıŠgibi saat 12'ye dek ortalık toplama,yemek yapma,banyo,kuaför faslı ile geçti. ÃÄleden sonra ise çeÅitli nedenler yüzünden yaklaÅık 3 haftadır ertelenen eski arkadaÅlar toplantısına gittim. Gerçi yine 4 kiÅi olduk. Ama çok güzel bir gündü. Eski günler, anılar,bugünler, çocuklar derken vaktin nasıl geçtiÄini anlamadık. Ev zaten bir ömre bedel. Deniz kenarında , balkonu boydan boya camla kapatıp salona eklemiÅler. Sanki denizin içinde oturuyorsun. SaÄolsun, arkadaÅımız da bir hazırlanmıŠki sanki ordu gelecek. Velhasıl çok güzel bir gündü. AkÅam da çıkıp biraz sahilde yürüyüŠyaptık. Bir yerlerde oturup birÅeyler içtik.
Pazar günü ise kahvaltıdan sonra yazlıÄa gittik. Kayınvalidemin doÄumgünüydü. Görümcem, çocukları, onun kayınvalidesi falan derken 10-12 kiÅi olduk. Hemen mangal faslı baÅladı. Ardından pasta , çay. O gün 9'a geliyordu biz eve girdiÄimizde. Tatlı bir yorgunluk vardı hepimizde. Temiz havanın da etkisi oluyor tabii.
Dün anneme gittim. teyzem de oradaydı. Bugün ise evdeyim çünkü Salı ve temizlik günü. Birazdan kadın gelecek. Benim Åimdi gidip yemek hazırlamam lazım.
Åimdilik hoÅçakalın,herkese kolay gelsin.
Pazar günü ise kahvaltıdan sonra yazlıÄa gittik. Kayınvalidemin doÄumgünüydü. Görümcem, çocukları, onun kayınvalidesi falan derken 10-12 kiÅi olduk. Hemen mangal faslı baÅladı. Ardından pasta , çay. O gün 9'a geliyordu biz eve girdiÄimizde. Tatlı bir yorgunluk vardı hepimizde. Temiz havanın da etkisi oluyor tabii.
Dün anneme gittim. teyzem de oradaydı. Bugün ise evdeyim çünkü Salı ve temizlik günü. Birazdan kadın gelecek. Benim Åimdi gidip yemek hazırlamam lazım.
Åimdilik hoÅçakalın,herkese kolay gelsin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
