Perşembe, Temmuz 06, 2006

Genel Durum

Cuma günü arkadaşımın babasının 40 lokması vardı. Ona gittim. Dağıtımda yardımcı oldum. Yardımcı derken arabada co-pilotluk yaptım. Ehliyeti eski olmasına rağmen azıcık cesaretsizdir benim canım arkadaşım. Benim tek yaptığımsa "sen aslansın,sen kaplansın,oraya da gideriz,buraya gideriz "diye moral vermek yanında. Biz o akşam 6 gibi Çeşme'ye gidecektik. Saat 5.30 gibi arkadaşım aradı. Biz de geliyoruz dediler. Yazlıklar kalabalıkla güzel oluyor. Tabi son dakikada programı değişince, anca 7 gibi çıkabildik yola. Yollar Cuma akşamı olması nedeni ile çok kalabalıktı. Yiyecek alışverişi falan derken biz saat 9.30 gibi eve ulaştık. Yemeğe oturduğumuzda saat 10'du. Haftasonu güzel geçti. Yedik, içtik, yüzdük, eğlendik. Pazartesi günü eşleri sabahtan gönderdik. Biz o gün de denize girip akşamüzeri geri döndük. Allahtan havalar biraz serinledi de İzmir de çok sıcak değildi.

Salı günü malum bende temizlik günü. Dün ise nihayet annemi kontrole götürdüm. Bu kez tansiyonu çok yüksekti. 21-10 gibi. Doktor acilen tansiyonu düşürmeliyiz dedi. Aksi takdirde beyin kanaması, felç, kalp krizi, bunama gibi sonuçlar doğurur dedi. Şimdi sıkı bir perhize girdi. İlaçları değiştirildi. Allah korusun, düşünmek bile istemiyorum o kötü sonuçları. . Ama sonuçta kendi sağlığı, dikkat etmesi gereken yine kendisi. Çok ihmalkardır benim anacım bu işlerde. Bu ilaçları kullansın ,10 gün sonra tekrar kontrole gidicez.

Eğer bir mani olmazsa bu haftasonu eşim 15 günlük izne çıkacak. Ama çok enteresan bir şirkette çalışıyor. Son dakikaya kadar ne olacağı belli değil. Cuma akşamı saat 6'da patronlar tamam derse izne çıkıyoruz, demezse gene kös kös İzmir bekliycez. Geçen sene de çıkamamıştı izne. Gerçi bizimkinde de kabahat var, biliyorum. İnsan ağzından girer, burnundan çıkar gene alır o izni ama erkek işte. Yapamıyorlar.

Bu 2 günde kuaför işlerini halledeceğim. Gölge zamanım geldi. Araya bir de istenmeyen tüylerden kurtulma operasyonu sığdıracağım. Bu sıcakta nasıl üşeniyorum anlatamam. 3-4 saat o kuaförde oturmak cehennem azabı gibi. Zaten gölge yaptırmamın nedeni o. Boya olsa 20 günde bir kuaföre gitmek lazım. Bari 3 ayda bir gidip zamandan kazanıyorum.Bu arada ben Karşıyaka'dayım, kuaförüm Göztepe'de. Gitmek bile iş yani (İstanbullular okuyunca çok kızacaklar. Çünkü en fazla 45 dakikalık yol.)

Bu arada sabah eşim işe gider gitmez bilgisayarın başına oturuyorum. Yoksa bir daha çok zor ele geçirmem. Malum okullar tatil. Bilgisayar küçükbeyin tekelinde. Ancak o uyurken ya da arkadaşları ile dışarı çıktığında girebiliyorum bilgisayara. Tabi bu arada akşamları da eşim ele geçiriyor bilgisayarı. Bana ya sabahın körü ya da gecenin bir yarısı kalıyor. Buna da ŞÜKÜR(!)

5 yorum:

hayal dedi ki...

Bu tansiyon meselesi cok ciddi. Oyle dusse iyi olur dusmese de olur tarzi degil yani.. Allah korusun

annelog dedi ki...

Umarım tatil işi olur:)Herkese lazım:)

cenebaz dedi ki...

Hayalcim,biliyorum ciddiyeti. üstelik anne tarafımda ölümler hep bu yüzden. Allah korusun. Bakalım ilaçlarına başladı, perhize de dikkat ederse kısa sürede kontrol altına alınırım umarım.
Annelogum , maalesef bizim izin yattı. İnşallah, seneye ???

Oya Kayacan dedi ki...

Senin bu hanım hanımcık yazılarına bayılıyorum Çenebaz. Anneciğe geçmiş olsun. Fazla dert etmesin, tansiyon üstüne gidince 'kıpraşan' bir dert, bence rahata almak gerek.

cenebaz dedi ki...

Ya Oya hanım,valla ben o kadar hanım hanımcık biri değilimdir. Hele çocukken tam bir erkek Fatmaydım. Ama ne zaman yazmaya başlasam Edb. hocam rahmetli Zeki bey aklıma geliyor ve özgürce yazamıyorum. Kendimi çok kısıtlıyorum. Olabildiğince yazım kurallarına dikkat etmeye çalışıyorum. Kendimi hala lisede kompozisyon dersinde gibi hissediyorum. Zaten otokontrol ben de süper ötesidir. Bi de öğr. kontrolu eklenince süper düper oluyor.