Çarşamba, Nisan 02, 2008

Y.alçın K.üçük'ten bir alıntı

Bu ileti geçenlerde bana geldi, Y.alçın K.üçük'ün yazdığı söyleniyor. Ben onun her dediğine katılmıyorum ama alttaki ileti hoşuma gitti, sizlerle paylaşmak istedim;


"Eyy benim kafası 'su kaçırmasın hava almasın' diye devekuşu yumurtası
gibi paketlenmiş hemşirem!

Eyy dini modernize edemediğinden, çağdaş yaşamı islamize etmeye
çalışan tuhaf iktidarın seçmeni!

Eyy benim üstü kebap altı Lara Croft modifiye müslüman kardeşim!

Ey inandığı din;erkeği kadına tercih eden,üstün gören,erkeğin otoritesini tartışılmaz ilan eden,

erkeği kadının hamisi,kadını erkeğin hayatını kolaylaştırıcı unsur,

vesayet altında tutulması gereken bir çeşit geri zekalı ya da aciz ve
hatta şeytan konumunda tanımlayan hemşirem!

Dini inancı 'Penis Diktatoryasına mutlak itaat'ı emreden hemşirem!

İslamiyeti 'kültür', ahlakı dinden ibaret sanan hemşirem!

Eyy benim yaşama dair talimatı, erkekler tarafından yazılmış, erkek
postacı Cebrail aracılığıyla gönderilmiş din kitaplarından alan
hemşirem!

Üniversiteyi bitirirsen, diplomayı duvara asıp evinin kadını
olacağını, kocanın şirketlerinden birinde çalışıyormuş gösterilip
Bağkur primlerinin ödeneceğini, sonra da benim yıllarca it gibi
çalıştıktan sonra bağlanan emekli aylığım kadar emekli aylığı
alacağını biliyorsun değil mi? Ben de biliyorum. Bu hiç hoşuma
gitmiyor.

Belki de kocanın şirketlerinden birine ortak gösterilirsin, adına
ihalelere katılınır, 'vekaleten' kararlar, krediler alınır, hisseler
satılır. Senin iraden dışında, haberin bile olmadan, sen hayata
katılamadan ailenin erkekleri senin adına herşeye katılırlar,
ekonomiyi falan bile yönlendirirler hatta. Sen de asaleten değil
'vekaleten' yaşayıp gidersin.


Üniversiteye okumak için mi gitmek istiyorsun?

Hayır! Üniversiteyi medreseleştirmeye. Mescit, çömelmeli kenef, abdest
lavabosu talep etmeye. Diğer kadınlar üzerinde baskı oluşturmaya.

Kamu binasına çalışmak için mi girmek istiyorsun?

Hayır! Mescit, çömelmeli kenef, abdest lavabosu talep etmeye. Diğer
kadınlar üzerinde baskı oluşturmaya.

Her yere Penis Diktatoryası'nın sana verdiği talimatları yerine
getirmek için girmek istiyorsun. Bir düğmenize basacaklar, sürüler
halinde çağdaş giyimli kadınların üzerine saldıracaksınız. Bir
düğmenize basacaklar birşeyi protesto etmek ya da liderinizi
alkışlamak için okullardan (AKP'li Belediye'nin tahsis edeceği)
otobüslerle meydanlara doluşacaksınız.

Erkek emredecek siz yerine getireceksiniz. İnisiyatif, karar alamadan.
Hiçbir zaman kendi başına hareket edebilen çağdaş, özgür kadınlar
olamayacaksınız. Hep sürüler halinde yaşamanız, sürüler halinde eylem
yapmanız gerekecek. Sizin yerinize Penis Diktatoryası düşünecek,
beyninizdeki gri hücreleri kullanmayacak, alınan kararların
sorumluluğunu üstlenmeyeceksiniz.

Pasif yaşamak da bir tür rahatlıktır hemşire. Bunu istiyor da olabilirsin.

Düşünmeme, koşulsuz itaat etme karşılığında ananın rahmi kadar sıcak,
sarıp sarmalayan yuvanda güven içinde oturup, itaate dayalı sosyal
düzen isteyen 'kul' çocuklar yetiştireceksin. Karnına basınca elham
okuyan, bacağını çekince hatim indiren bebeklerle oynayan, isyan değil
itaat eden 'kul'lar.

Türban dediğin tesettürün sadece bir parçası hemşire. Kafa derisinde
çıkan keratini kapatan kumaş parçası. Sana göre Allah'ın yarattığı
saç, bana göre evrim sürecinde beyni radyasyondan, ısıdan korumak için
oluşmuş izolasyon maddesi. Şampuan reklamına göre 'hazinemiz', İslama
göre bir telini gösterirsek cehennemde yanacağımız kıl kümesi.

Dinin örtünmeni emrediyorsa neden (Penis Diktatoryasının sokağa
döktüğü) İranlı kızkardeşlerin gibi kara çarşaflara girmiyorsun? Bak
'Eşarp yetmez, en iyi örtünme kara çarşaftır' diye sana destek
gösterileri yapıyorlar oralardan.

Ama sen hemşire! Sen Ampul Partisi'nin sadakalarından, lutuflarından,
avantalarından payını almakta olan Araplaşmış, ruju ojesi yerinde
hemşire! Sen tesettür mayoya 250 Dolar, ipek türbana 500 Dolar, ya da
üç kilo bulgura bir oy verebilen hemşire!

Sen, Allah korkusu, erkek korkusu, ölüm-cehennem korkusu arasında
sıkışıp kalmış gariban! Bırak o soyut korkuları da, yakında Türkiye'de
de kurulmasını beklediğim din muhafızlarının kızılcık sopasından,
kırbacından, recm'inden kork.

Şimdilik rengarenk giyinebilmeni laik Cumhuriyet'e borçlu olduğunu da
hiç unutma hemşire. Ampul Partisi'nin hortumlayıp babanın/kocanın
cebine koyduğu avantada, oruç/namaz polisine ödeyecekleri maaşlarda
benim aylığımdan kesilen, içtiğim rakıda, şarapta ödediğim vergiler
olduğunu herzaman hatırla. (hadi sor şimdi Alo Fetva hattına: 'İçkiden
alınan vergiyle Din Polisi'ne maaş ödenirse bu para helal midir?').

Sen de ben de biliyoruz ki senin dini inancının sana verdiği görev,
yüklediği sorumluluk okumak, çalışmak, sosyal hayata aktif katılım
değildir hemşire. Senin aklın bir adamın üçüncü beşinci karısı olmaya,
ona sorgusuz itaat etmeye yatıyorsa eğer, eve kapanıp rahmin döl
tutmayacak hale gelinceye kadar çocuk doğurup onları 'itaatkar, isyan
etmeyen kullar' olarak yetiştirmeye yatıyorsa eğer, senin ne okumandan
fayda gelir ne çalışmandan hemşire.

Kadını cinsel obje, ticari meta olarak gören sokakta kendi halinde
yürüyen erkek değil, Kanada'dan Avustralya'ya kadar yayılmış yıllık
cirosu 95 milyar Dolarlık tesettür giyim pazarıdır hemşire.

Kadını cinsel obje olarak gören dindar, dinsiz, ateist, bilmemneist
erkek değil, beyni dinle yıkanmış yobazdır hemşire. Ona daha çocuk
yaştayken nikah kıyabilen, kadını kapatarak pasifize eden Penis
Diktatoryası'nın yobazı.

Soyut korkularını besleyerek özgüvenini aslında Penis Diktatoryası
kırıyor senin. Sonra gelip 'Beni mağdur ettin, bana zulmettin' diye
beni suçluyorsun. Sonra da aynı Penis Diktatoryası açık (yani normal)
giyindiğim için beni 'kokoş', değersiz ilan edip sana benim üzerimden
kendini namuslu, değerli hissettiriyor, prim veriyor. Benim üzerimden
senin egonu şişiriyor. Kadını kadına kırdırıyor yani.

9 yorum:

Alp&Ege'nin annesi dedi ki...

http://www.gazeteport.com.tr/YAZARLAR/NEWS1/GP_153644
Bu adreste gercek yazarini,takma adli oldugu saniliyor, görebilirsin, diger yazilari da hep guzellll...Ben hergun okuyorum...

cenebaz dedi ki...

Alp ve Ege'nin annesi, sağol ama ben verdiğin adresten erişemiyorum. En azından yazarın adını yazarsan oradan bulabilirim, ben de merak ettim çünkü.

Alp&Ege'nin annesi dedi ki...

Kiymet Nadir Bindebir'in Subat arsivinde bulabilirsin...
http://www.gazeteport.com.tr/YAZARLAR/NEWS1/GP_153644 birdaha kopyaladim...

Alp&Ege'nin annesi dedi ki...

53644 rakamlari yok oluyor onu da ekle 1 in yanina...ayol amma ilkel oldum kusura bakma...

cenebaz dedi ki...

Sağol arkadaşım, buldum sonunda:))

Grogal dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
DAMLASAKIZLIKURABİYEM dedi ki...

merhaba.ziyaretinize geldim.takipteyim:)sevgiler..

cenebaz dedi ki...

Damlasakızlıkurabiyem, merhaba, hoşgeldin:))

Kijar dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.