Salı, Ağustos 22, 2006

Fındıklı Kurabiye ve Geçen Hafta

Söz vermiştim, tutayım. Ben özellikle tatlı, tuzlu şeyler konusunda öyle çok maharetli biri değilimdir. Bildiğim birkaç çeşit şey vardır, gelen konuklarıma onları yaparım. Onlar da daha ziyade çalışan kadının yaptığı türden,hazır bazı şeyleri biraraya getirerek yapılan, kolay yiyeceklerdir. 2 yıl oldu emekli olalı ama herhalde biraz da meraklı olmadığımdan bu yönümü pek geliştirmedim hala. Neyse, ben "Fındıklı Kurabiye" tarifi vermek istiyorum. Hem kolay hem de çok lezzetli bir kurabiye
Malzeme: 3 yumurta sarısı (akları üzerine kullanılacak)
1 su bardağı pudra şekeri
1 yemek kaşığı yoğurt
250 gr. margarin(oda sıcaklığında yumuşatılmış)
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un
1 su bardağı fındık kırığı
Yapılışı: Yumurta sarıları, margarin, pudra şekeri ve yoğurdu karıştırdıktan sonra un ve kabartma tozunu ekleyelim. Kulak memesi kıvamında bir hamur olacak. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp ,yuvarlayalım. Önce yumurta akına sonra da fındık kırığına bulayıp yağlanmış tepsiye dizelim. 200 derece fırında hafif pembeleşene dek pişirelim. Afiyet olsun.

Gelelim yaptıklarıma. Malum haftasonu Çeşme. Bu hafta sonu üçümüz çekirdek aile şeklinde takıldık ama pişman oldum. Ay, insanlar olsun, ben yorulayım ve de muhabbet olsun. Eşim yorgunum dedi sürekli uyudu. Uyanık olduğunda hep hayatı ile ilgili yakınacak birşeyler buldu, trip yaptı. Oğlum genelde tv'ye ve cep tlf.daki oyunlara takıldı. Havuza bile 2 kerecik gitti. Ben de gazetelere gömüldüm, iyice moralim bozuldu. Hem dünyadaki hem de ülkemdeki herşey kötüye gittiğimizi teyit eder nitelikte. Kısacası iyi değilim. Geldik, İzmir yanıyor. Oysa orada pike örtünüyorduk geceleri. Burada klimalı odalarda modern hapis hayatı yaşanıyor. Dün temizlik vardı. Normalde bana Salıları geliyor ama özel bir işi vardı, rica etti. Benim için de uygundu, kabul ettim.Saat 4 gibi de bir arkadaşım geldi ziyarete. Yıllık izindeymiş, bugün işe başlayacak. Başlamadan beni görmek istemiş. Çok sevindim. Bol muhabbet, biraz banka dedikodusu falan, vakit nasıl geçmiş anlamadık.

Cumartesi günü kuzenimin nişanı var. Yarın ona gidip takım elbise almasında yardımcı olacağım. Bu sıcakta takım elbise, lafı bile korkunç görünüyor ama n'apsın? Şort ve tişortla olamayacağına göre. Bu arada kuaföre gidip gölgemi yeniletmem lazım. Bir akşamüzeri uzun süredir görüşmek isteyen arkadaşımla buluşup laflamam lazım. Ama sıcak inanın insanı canından bezdiriyor. Evden dışarı adım atasım yok. Neyse Eylül'e az kaldı. Havalar biraz serinlemeye başlar herhalde.

Eh, ben artık kaçayım. Yapılacak daha bir sürü işim var. Herkese iyi ve buz gibi bir gün

5 yorum:

pınar dedi ki...

o kurabiyeden ben de yapıyorum ve çoook lezzetli oluyor.
çeşmeye gidemedik bu yaz:(

duygu dedi ki...

Buz gibi bir gün geçiriyorum klimanın 18derecelik ayarı ile,ama suni suni.Ben kışı özledim,ağustos yaptı yapacağını yine.Canımızdan bezdirdi bizi.
Kurabiye tarfini okuyunca canım istedi.Denemekte fayda var..

cenebaz dedi ki...

Pınarcım,seneye inşallah gelirsin Çeşme'ye.
Duygu,merhaba.Ben de neredeyse 24 saat klimayla yaşıyorum İzmir'de. Ama çok sağlıksız. Neyse sıcakların bitmesine az kaldı diyorum bende

DeLi KeDi dedi ki...

Offf bu sıcaklarda takım elbise ve kuaförle beni daralttın yani çenebaz varya boğdun beni öldürdünnn.

cenebaz dedi ki...

Biyocum, şu an İzmir'de klima sözü dışında neredeyse her söz beddua gibi. Geberiyoruz sıcaktan ve nemden