Çarşamba, Aralık 02, 2009
Pazartesi, Kasım 23, 2009
Bu Kalp Seni Unutur mu? Asla...

Bu sezon bu diziyi tek geçiyorum. Ama tv'de izleyebiliyor musun derseniz "hayır". Çünkü salı günleri Canım Ailem var , onu seyredip s.how tv'nin kendi sitesinden diziyi ertesi gün hem de reklamsız meklamsız izlemiş oluyorum. Bu siteleri kimler uğraşıp yapıyorlarsa elleri dert görmesin.
Pazartesi opsiyonlu bir gün. Eğer alt katta oturan eşimin teyzesi gelmemişse 8'den 9'a kadar cnbc-e'de önce "two and a half man" ve "big bang theory"'yi seyredip sonra da "Kapalıçarşı" dizisine dönüyorum.Eğer teyzemiz gelmişse yabancı diziler iptal, direkt yerli dizi, kaçırdıklarımı da cumartesi günü 11-12 arası tekrarlarında yakalıyorum.
Salı günü "Canım Ailem" var.Gerçi hala kimse doğru dürüst çalışmadan nasıl herkes taksilerden inmiyor, o yemekler nasıl pişiyor, nasıl hep özel hastanelere gidiliyor anlamıyorum ama idare edin canımmm, o kadar kusur kadı kızında da olurmuş.
Çarşamba izlediğim dizi yok. Eğer yine teyzemiz varsa el mecbur Yaprak Dökümü, yoksa ya bir film bulup izliyorum ya da direkt b.sayarın başındayım.
Perşembe Aşk-ı Memnu.Haklısınız baydılar, üstelik romana bağlı bir son dediklerine göre sonunu da biliyoruz ama izliyorum işte.
Cuma "Hanımın Çiftliği" diyeceğimi sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz, geçen sezondan beri " Melekler Korusun"u takip ediyorum. Orada da mıy mıy İpek'e kılım ama Özgür tiplemesi idealimdeki kız evlat.Ha, bu arada Hümeyra (Melek) ve Yıldız Kültür(Kehribar) de muhteşemler. O dizi bitince gecenin kahkaha bombası "Haneler" e dönüyorum(z). Ailece hayranıyız, özellikle Normancı Yabanın:)
Cumartesi günü telafi günü. Bizimkiler mutlaka maç izliyorlar. Ben de ya kendi odamızda ya da oğlumun odasında 8'den 10'a kadar polisiyelere gark oluyorum. Cnbc-e'de hafta içi izleyemediğim "Cold Case", "Without a Trace" ve "The Closer"ı ardarda izliyorum.
Pazar da boş günüm. Pek izlediğim bir dizi yok.Belki "çok güzel hareketler bunlar" a bakarım, belki tel. muhabbeti yaparım, b.sayara takılırım. halet-i ruhiyeme bağlı.
Bizi kötü alıştırdılar, dizi izlemeden asla olduk. Ama çoğu diziyi sezon sonunu bulsun diye lastik gibi gereksizce uzatıyorlar. Halbuki tadında bitirseler daha güzel olacak.
Hey yönetmenler ve senaristler duyun izleyicinin sesini!
Çarşamba, Kasım 18, 2009
İyi ki Doğdun Blog
Pazartesi, Ekim 26, 2009

Yazmadıkça yazmayası geliyor insanın. Blogları okuyorum, bazen yorum da bırakıyorum ama kendi bloğuma yazmak istemedim uzun süredir. Sonbahar depresyonu mu, sürekli çıkan aksilikler mi, çevremdeki sağlık sorunları mı bilemiyorum ama bir şey beni yazmaktan alıkoydu. Hoş hala da aynı nedenlerle yazmak istemiyorum. Baktım uzun süredir bloğumda yenilik yok, bari yazamıyorum diye yazayım dedim. İşte, maruzatım budur.
Tek yazmak istediğim;29 Ekim geliyor, Cumhuriyet bayramı olmasının yanısıra babamın doğum günü.76 bitiyor. Allah sağlıklı daha nice seneler göstersin inşallah.
Herkese iyi haftalar.
Cuma, Ekim 09, 2009
Uyuzum, Uyuzsun, Uyuz

Bu aralar uyuzum, kızgınım, öfkeliyim, sinir içindeyim. Tek nedeni de kendimim. Sen hayır demeyi bilmezsen, sen aman kimse kırılmasın diye idare etmeye çalışırsan bööle tepene binerler işte. Ne demişler; Sen eşek olduktan sonra semer vuran çok olur. Sırtımda semer .ıçımda kamçı, koşturtup duruyorlar beni. Nasılsa çenebaz hazır asker. Bi de ööle tatlı laflarla yaptırıyorlar ki. Bi daha yapmıycam diyorum, ana bi bakıyorum alavere dalavere kürt Memet nöbete( biz de burdan kendi Kürt açılımımızı yapalım), ihale gene bana kalmış.
Detay yazmaya kalksam çok uzun, bir değil bi kaç tane birden iş var şu an başımda. Bari buraya azıcık yazayım da rahatlıyayım dedim. Kafanızı şişirdiysem affola
Cumartesi, Ekim 03, 2009
Bugün

Bugün toplantılarımızın ilki ile sezonu açıyoruz. Liseden kızlarla olan toplantımız var bugün. Öğle yemeği yapıyoruz. Bakalım bizim için neler yapmış arkadaşım? Haziran'dan beri yüzyüze görüşemedik hiç birimiz. Malum yaz tatili, izinler, yazlıklar derken olmuyor. Konuşacak çok şey birikti.
Yarın da F.oça'ya gidip k.validenin yazlığı kapatacağız. Meteoroloji yağmur diyor ama inşallah yağmaz. Son güneşli bir günün tadını çıkarırız umarım.
Dünse öğleden sonra deniz kenarına gittik. Kafede oturup bir şeyler içtik. Hava nasıl güzeldi anlatamam.Ama akşamüstüne doğru hem rüzgar çıktı, hem de güneş bulutların arkasına saklandı. Biz de kalktık, yanıma hırka falan almamıştım, üşüdük.
Herkese bol gezmeli, eğlenceli, dinlenmeli bir hafta sonu...
Resim: Malum yine g.etty i.mages'dan
Çarşamba, Eylül 30, 2009
Pazartesi, Eylül 28, 2009
250. Yazı

Hafta sonu yukarıda berrak denizini gördüğünüz Çeşme'deydik. Artık yazlığı kapatmak lazımdı. Ama uzun süredir hastalık olayları, oğluşun üni.kayıtları derken fırsat bulup yazlığa gidememiştik. Hafta sonu kuzenler hep birlikte gidelim dediler. Sen evi kapat, sonra gelir bizde kalırsınız, pazar günü de hep birlikte döneriz dediler. Cumartesi sabah 11 gibi evden çıktık. Önce onları evlerine bıraktık. Oradan biz 3 kişilik çekirdek aile kendi evimize geçtik. Yazlıklar sonbaharda çok mahzun oluyorlar. Sitede kimsecikler yoktu. Bir bahçıvanımız ve diğer yardımcı aile ve bir iki kişi daha. Ama çevremizdeki evler sımsıkı kapalıydı. Herkes çekmiş, gitmiş. Ben 3 posta çamaşır yıkadım, bulaşık makinesi çalıştı, buzdolabı boşaltıldı, temizlendi. Eve gelecekler toparlandı, tüm dolap kapıları, çekmeceler aralık bırakıldı ve evimizi kilitleyip doğruca kuzenlere gittik. Saat 7 gibiydi. Bir başka arkadaşlar daha geldiler akşam yemeğine. Hep birlikte yedik, içtik, sohbet ettik. Erkekler F.enerin maçını seyretti, 1 gibi de yattık. Ertesi sabah kahvaltı faslından sonra akşam bizde yemekteki arkadaşlara kahveye gidildi. Orada ağaçlardan meyve topladık. Sonra tekrar eve geliş, bir şeyler yemek ve İzmir'e eve dönüş. Güzel bir hafta sonuydu. Denize giremedik çünkü çok rüzgar vardı. Belki deniz sıcaktır ama çıkınca rüzgardan dolayı çok üşüyor insan.
Bunlar da kuzenin evinden detaylar. (Asortik , itiraf ediyorum, senden özendim böyle bol resimli, bahçe detaylı yazılara)
Bu begonvil, yanındaki muz ağacı ile kardeş kardeş yaşıyor.
Bu da kuzenin kiremit üzerine yaptığı yağlı boya resim. Evin dış duvarlarını süslüyor. Bir kardeşi daha vara ama ben bunu daha çok beğeniyorum.
Bu ördekler de bahçenin ayrı bir köşesini süslüyorlar.
Bahçedeki çiçekler çok ve çeşitli.
Bu da İzmir-P.asaport. Benim dünyada en çok sevdiğim yer. Üni.den başlayark iş hayatı derken , tam 24 yıl bu vapurla(tabi zaman içinde çok çeşitlilik gösterdi bu vapurlar) bu iskeleye geldim. Aradaki 3 yıllık G.üzelyalı maceram hariç. En son yine buradan emekli oldum. Kendimi en rahat, en huzurlu, en mutlu hissettiğim yer. Madem 250. yazı, bunu yazmadan edemedim. Ben galiba şanslı bir insanım. Sevdiğim işi, sevdiğim bir yerde, sevdiğim insanlarla yaptım. O yüzden okul ve iş yıllarımı mutlulukla hatırlıyorum. Umarım herkes benim kadar şanslı olur.
Not:Resimleri ben cep tel. ile çektim.
Çarşamba, Eylül 23, 2009
Yırttık Abicim:))

Oğlum hazırlık sınıfını atladı. O bir yıl, biz de epey bi para kazandık. Yırttık abicim, yırttık:))
Bayramı da geçirdik. İlk gün kahvaltıya babanemize gittik. Görümcem, eşi ve oğlu geldi. Daha sonra da eşimin teyzesi, kuzeni, eşi, kızı ve görümcesi geldiler. Akşam da annemlere yemeğe gittik. Ertesi gün benim 2 halaya ve görümceme, dün de rahmetli amcamlara gittik. İşte bu da geçti gitti. Aslında ailedeki sağlık problemleri sürüyor, ama galiba artık onlarla yaşamaya alışıyorsun, kanıksıyorsun. Elimizden geleni yapıyoruz, gerisi tanrıya, doğaya kalıyor.
Yarın okullar açılıyor. Tüm evladı, torunu okula başlayanlara ve o minik kuzulara başarılı bir yıl diliyorum. Bizimki artık büyüdü ya, bizim okul Ekim'de:)
Not:Resim, g.etty i.mages'dan."Yırttık abicim" lafı da "Ayrılsakta beraberiz" dizisindeki Feridun karakterinden.
Perşembe, Eylül 17, 2009
Bayramınız Kutlu Olsun
Salı, Eylül 08, 2009
Sonbahar

Sonbahar geldi, gerçekten geldi ki İzmir de bile havalar soğudu, hatta hafif yağmur çiseledi. Madem sonbahar kaçınılmaz, ondan zevk almayı bilmek gerek:)) Hep söylerim,içime kasvet çöküyor bu mevsimde, artık kışı bile seviyorum ama yok sonbaharla bir türlü yıldızımız barışmıyor. Neyse kendilerine kerhen bi hoşgeldin diyorum.
Kardeşim iş nedeni ile gelen acil bir tel. sonrası pazar günü apar topar İstanbul'a döndü. Tabi en çok annem çok bozuldu buna ama yapacak bir şey yok.
Cuma günü babamı doktora götürdük. Şükür daha da iyi. Bu kez 3 ay sonra gideceğiz ve büyük olasılıkla da koltuk değneğini atacak artık.
Oğlum üniversiteye kayıt oldu, şebekesini aldı. Bu arada artık üni. kimlik kartına şebeke denmiyor mu? Biz şebeke deyince herkes gizli örgütmüş gibi aval aval bakıyor. Eylül içinde de İng. muafiyet sınavı var. Umarım geçer de bize bi onbin liracık kar sağlar.
Yarın 9 Eylül, İzmir'in kurtuluşu. Eşimle plan yaptık(tabi son dakika bi arıza çıkmazsa) vapurla Pasaport'a geçip, denize karşı kahvaltı ederiz, törenleri izler,en önemlisi Türkiye'nin yıldızlarının jetlerle gösterilerini izler, sonra da yine vapurla döneriz diye.
Bugün temizlik var. Sonrasında da anneme gideceğim Şimdi biraz yemek yapma zamanı.
Herkese iyi haftalar..
Not:Foto, g.etty i.mages'dan.
Cuma, Ağustos 28, 2009
Kısa Kısa
Kardeşim geldi. İçim daha rahat. Annemler yalnız değil artık. Ben ne de olsa haftada 2-3 gün gidebiliyorum. Yeğenim bu yıl okula başlayacak. 1. sınıflar malum 1 hafta önce açılıyor. Herhalde okullar açılmadan önceki hafta sonu İstanbul'a döner.O zamana kadar da babam da daha iyi olur inşallah. Zaten Eylül başında kontrolü var. Bu kez umarım doktor ayağının üzerine basmasına izin verir artık
Oğlumun kayıt işlemleri de önümüzdeki pazartesi-salı. Biz gidip ücreti yatırdık, o da kayıt olacak. Okul ücretini yatırdığımız gün okulu gezdik, çok beğendik. Eğitimi için de aynı şeyi söylüyorlar. Umarım bizimki de aklını başına toplar artık.
Kayınpederim iyi değil. Zaten bir kan hastalığı vardı. Bu aralar çok kilo kaybetti, iştahı yok, ishali sürüyor. Doktor bu atakların mevcut hastalığından kaynaklanmadığını, yeni bir hastalık daha eklenmiş olabileceğini söyledi. Salı günü yine kemik iliği aldılar. İlk alınan ilik yeterli olmamış. 10-15 güne sonucu verecekler. Ama durumu iyi değil, doktor da olumlu konuşmamış. Allah iyilikler versin, çektirmesin.
Dün kuzenimin ikizleri oldu. Hem de biri kız, biri erkek. Bugün hastaneye onları görmeye gideceğiz kardeşimle. Allah ömürlü etsin onları da.
Bu aralar hafif çaplı depresyondayım. Hep hastalıklar, hastaneler, olumsuz haberler, sıkıntılar, onun bunun işine koşturmacalar derken bende moral kalmadı. Üstüne üstlük bunlardan kaçımız da yok. Alıp başımı dağlara çıkasım var.En yakın arkadaşımı bile görmek, konuşmak istemiyorum. Benim zaten böyle de bir huyum var. Üzüntülüysem, kimseyi görmek istemem, kimseyle konuşmak istemem. Bırakın beni kendi halime, geçer derim ve geçer. Eşim ve oğlum da biliyorlar bunu ve elleşmiyorlar bana:)
Cuma, Ağustos 14, 2009
Çeşme'den Bildiriyorum 2
Haberler şimdilik bu kadar. Herkese iyi hafta sonları...
Cumartesi, Ağustos 01, 2009
Çeşme'den Bildiriyorum 1

Burası nasıl serin, rüzgarlı anlatamam. 45 dakika ötede İzmir'in içinde insanlar yanıyor. Biz burada gece 1 pike yetmiyor, 2.yi örtüyoruz. Yarın akşam eve dönme düşüncesi bile sıkıyor beni.
Resim internetten ama bizim sahil şu an tam da böyle. Deniz çok dalgalı ve etraf kite surfing yapanlardan dolayı rengarenk:))
Cuma, Temmuz 31, 2009
Misfortunes Never Come Singly

İngilizceyi Gatenby'den okuyanlar belki bu başlığı hatırlar. Lise son sınıf kitabındaki konulardan biriydi ve Brown ailesinin başına ardı ardına gelen talihsizliklerle ilgiliydi. Bu aralar biz de tam Brownlar gibiyiz.Aksilikler üst üste geliyor. Kayınpederin sağlık durumu hala istikrarsız. Geçen hafta aldığı kan ve iğnelerle biraz düzelirken, onların etkisi geçince tekrar kötüleşmeye başladı. Aksilik doktoru da yıllık izne çıkmış. Daha tedaviye başlanamadı yani.
Dün de eşim işten çıkarıldı. Gerçi bir süredir o da ayrılmayı düşünüyordu ama henüz değil. Şükür ikimiz de emekliyiz,evimiz var, aç değiliz açık değiliz ama insan kendini her ayki girdiye göre ayarlıyor. Şimdi planlar şaşacak. Piyasaların hali belli,yeni bir iş biraz zor gibi. Zaten o da bırakmak istiyordu, bu da bahanesi olacak, iş bakmayabilir. Bu arada en önemli sorun; ben bütün gün onunla napıcam?
Bu hafta 2 gün babamın tahlilleri var. Belki onlar bittikten sonra biraz yazlığa kaçarız ama annemleri de burada yalnız bırakmak içime sinmiyor. Ben oraya eğlenmeye gidicem. Onlar burada konu- komşudan yardım isteyecekler. Kayınpederden de çok uzak olmamamız lazım. Ardından oğlumun ÖSYS sonuçları gelecek, kayıt işleri olacak.
Bu yaz bitti bile sayılır. Ağustos geldi. Zaten bu ayın yarısı yaz, yarısı kış. Ardındanda ramazandı, bayramdı derken Eylül'ü de bitirmiş olacağız. Hoşgeldin sonbahar ve yine kış.
Ay, çok sıkıcı, iç karartıcı bir yazı oldu. Herkese iyi tatiller dileyip ben çekileyim. Sizlerin de içini daha fazla karartmayayım.
Dip Not: Başlığın anlamı "aksilikler tek tek gelmez". Ben size daha Türkçesini söyleyeyim "Bok bok üstüne kadı efendi" :))
Dip dip not: Resim internetten , gittigidiyor.com'da satılık bir kitap ilanından.
Perşembe, Temmuz 30, 2009
Demirtaş Ceyhun
Pazartesi, Temmuz 27, 2009
Yeni Türkü

Perşembe akşamı kardeşimle birlikte Yeni Türkü konserine gittik. harika bir gece geçirdik. yaş ortalaması 35 ve üzeriydi diyebilirim:)) Gerçi genç nesilden de kişiler vardı ama ağırlık 40 ve üzeriydi. O gençler düşürdü ortalamayı:)

Kayınpeder geçen hafta bayağı rahatsızlandı. Bu aralar acil servislerin müdavimi olduk. Bunda her hafta ER'ı seyretmemin etkisi var mı acaba? Pazartesi tahlil sonuçlarına göre kayınpederin kan değerleri asgarinin de altında, yerlerdeydi.Apar topar acile kaldırıldı. Hemen 2 ünite kan verildi ama o kan nasıl diriltti onu anlatamam. Çok şükür şimdi iyi. Kemik iliği alındı. 15 güne ancak sonuçları belli olacak. Ona göre de doktoru ilaç verecek. Kayınpederin kanser adı altında olan ama selim bir rahatsızlığı var. Kanser gibi öldürücü değil ama kan değerlerini düşürüyor, aşırı yorgunluk ve bel ağrısı yapıyor. Hastalığın tipik özellikleri bunlarmış. Milyonda bir görülen bir şey ama piyango ona vurdu.
Bu arada hem benim babama hem de kayınpedere kan verilince insan bazı şeylerin önemini anlıyor. Ben düzenli olarak tansiyon ilacı kullandığımdan kan veremiyorum, eşim de. Ama oğlumun bundan sonra senede 2 kez kan vermesini sağlayacağım. Hem kendi sağlığı için hem de en önemlisi ihtiyaç sahipleri için.
Bugün k.pederleri F.oça'ya götürüyoruz görümcemle irlikte. Birazdan çıkıcam. Anca akşama döneriz. Yarın temizlik var, sonra da anneme giderim.
Hafta sonu çok sıcaktı. Cuma günü eşim arabayla kaza yaptı. Daha doğrusu ona, hem de sürücü tarafındaki kapıdan çarpmışlar. Çok şükür ona bir şey olmadı ama kapı haşat, servise verildi. Taaa çarşambaya alıcaz. O nedenle en sıcak hafta sonunda biz evdeydik. Diyebilirim ki, hiç sokağa çıkmadık. Bütün gün klimanın altında oturduk. Gözünü sevdiğiminin denizi, Çeşmesi. Umarım bu hafta sonu bi problem çıkmaz da gideriz.
Dip not:Üstteki resim internetten, alttakini ise ben konser sırasında cep tel.la ve de uzak bir mesafeden çektim.
Pazartesi, Temmuz 20, 2009
??????

Geçen hafta genellikle annemlere giderek,içimde tarifsiz bir sıkıntı ile dolaşarak geçti. Malum oğlanın okul durumu. Allah ölüm kederi vermesin ama o sıkıntıya engel olamıyordum. Ne kadar kendimi avutmaya çalışsam da , önce sağlık desem de yüreğim üstündeki ağırlık, boğazımdaki yumru geçmek bilmiyordu. Eşimle, oğlumla yaptığımız uzun konuşmalar ve onun sözleri ile sonunda Y.aşar Üni. B.sayar Müh. ne vermeye karar verdik. Tabi, diğer seçenekleri de yazıcaz ama ilk tercih orası olacak, büyük olasılıkla da girecek oraya. En azından bir sonuca bağladık. Maddi olarak da , çok sıkışırsak yazlığı satarız diye düşündük. O da bize kalmama, yıl tekrarlamama sözü verdi, bakalım bu söz ne kadar tutulacak? Ama ilk kaldığı yıl okuldan alırız diye tehdit ettik te bizi ne kadar takacak bilmiyorum. Yaptığımız şey, çok içime sinmediği için çok da sevinçli ya da rahatlamış değilim. Ama bir önceki hafta kadar da kötü değilim.
Babam daha iyi. Kardeşim bu cuma dönüyor. Aslında onun da kontrolleri var ama annemlere iş için gidiyor dedik. Malum sözleşmeli öğretmen. Okullarla görüşmeye gidiyor sözüne inandılar. Eğer bir engel olmazsa Ağustos 20 gibi bu kez yeğenimi de alıp tekrar gelecek inşallah. O zaman babam da daha iyi olacağından hepsi birlikte Çeşme'ye bize giderler. Babama alt katta yatak yaparız. Tuvalet te var aşağıda. Yalnızca banyo için yukarı çıkar. Onu da idare ederler herhalde.
Hafta sonu yazlığa gidemedik. K.pederim rahatsızlandı. Cuma İzmir'e geldi, doktora gitti. Buraları sıcak diye tekrar F.oça'ya döndü.Pazartesiye tahlil verdiği için de pazar günü F.oça'ya gidip onu aldık, İzmir'e getirdik. Bugün de tahlilleri yapıldı. Saat 2 gibi sonuçları alıp tekrar doktora gidecekler. İnşallah iyidir.
Perşembe günü Yeni Türkü konseri var. Taaa gençliğimizin idolü bir grup. Gitmeyi çok istiyorum ama eşim istemiyor. Bugün kardeşimle konuşacağım. Onu razı edersem birlikte gideriz. Zaten perşembe akşamı bana gelip kalacaktı, ertesi sabah ta buradan otobüs servisine binecek. Hani hazır bizdeyken de iyi olur diyorum ama bakalım paşamız ne diyecek?
Yukarıdaki resim yine g.etty i.mages'dan. Şu aralar yalnız başıma kalabileceğim 2-3 gün istiyorum ama imkansız gibi. Sorumluluklar her şeyden önce geliyor. Kendi istediğimiz gibi yaşayacağımız zamanlar geldiğinde de galiba vücudumuz buna izin vermeyecek. Öff, pek karamsar oldu gene bu yazı ya. Yok yok ben gene de arada gülüp eğleniyorum da, hep böyle değilim yani. Bunun için bir kaç arkadaşla konuşmam yeterli. İyi aklıma geldi, ben gideyim de özellikle H.edo'yu arayayım. Canım arkadaşım bana şimdi moral yüklemesi yapar.
Herkese iyi haftalar...
Salı, Temmuz 14, 2009
Bozuk Moral
Offff, offf, çok dertliyim, ne yapacağımı bilmiyorum. Kendi kendimi avutup "allah ölüm kederi vermesin, allah sağlık versin, bir yerlerde vardır onun da yiyecek bi topan ekmeği" diyorum.
Durumlar böyle. Burada sesli düşündüm, düşüncelerimi yazıya döktüm. Buraya da yazmasaydım çatlayacaktım.
Salı, Temmuz 07, 2009
DOSTLUK

Babamla ilgili haberler iyi. Kalçası kaynamaya başlamış. Bir sonraki kontrol Ağustos başında. İştahı da açıldı. Artık yemeye başladı, hatta şunu alsak, bunu pişirseniz falan diyor, şükür.
Ben hemen hemen her gün anneme gidiyorum. Kardeşim de orada ya, bu yazı eskisi gibi 4 kişilik çekirdek aile şeklinde geçiriyoruz:)) Eski günlerden, anılardan söz ediyoruz. Mutlaka 5 çayı içiyoruz. Akşamüstleri de eşim işten dönerken beni alıyor. Kendi evinin işleri n'oluyor derseniz, onları sabahtan yapıp bitiriyorum. Malum eşim işe gittiği için saah 7.30'da ayaktayım. Sabahtan her şeyi yapıyorum ki öğleden sonra bana kalsın:)
Cuma günü öğleden sonra 5 gibi çıkıp Çeşme'ye gittik. Bu kez çok iş yoktu. Yalnızca yastıklardan bazıları vardı yıkanacak, onları hallettim ara ara. Geçen hafta havuza girmiştim,denize gitmeye üşenmiştim. bu hafta sonu denize de girdim, siftahı yaptım. Eşimin izni ile ilgili en ufak bir umut ışığı bile yok. Biz bu yazı hafta sonları ile idare edeceğiz herhalde. Gerçi önümüzdeki haftadan itibaren ÖSS sonuçlarına odaklanacağız. O yüzden çok da önemsemiyorum tatil işini.
Yarın belki bir arkadaşımla buluşacağız ama onun da annesi ve oğlunu ayarlaması lazım önce. Ben uyarım dedim, ondan haber bekliyorum. En son yılbaşı günü rastlaşıp bir yerde 1 saat kadar oturup sohbet etmiştik. İşi gereği(doçent) okul-kitap-tez derken çok yoğun oluyor. Allahtan şu b.sayarlar var da her gün mailleşiyoruz ya da telefonlaşıyoruz. Yani birbirimizden haberdarız. Bu arkadaşım benim orta 1'den üniversite bitene dek sıra arkadaşım, o kadar eski dostuz yani.Zaten şöyle bir geriye baktım da benim en yeni arkadaşım 15 yıllık falan. Şunu da belirtmem lazım. Aslında bunlar benim dostum dediğim, iyi günümde de kötü günümde de hep yanımda olan kişiler. Arkadaşlar çok ama dost az bulunuyor. Ben yine şanslıyım ki dostlarım da var. Üstelik biz bir çok sınavdan da geçtik ve dostluklarımız perçinlendi.
Dostlara ve dostluğa...
Not:Üzerinde de görülüyor ama gene de belirteyim, foto getty images'ten.




