Pazartesi, Aralık 01, 2008

Buzlu Badem

Bu resim de nerden çıktı diyeceksiniz? Hafta sonu aktivitesinden:)) Daha önceki postlarda yazmıştım, eşimin her hafta sonu anne-babası ile F.oça'ya gittiğini. 2 hafta sonudur birlikte bir şeyler yapıyoruz. Geçen hafta sonu eski yoldan( yani otobandan değil) bakına bakına, deniz manzarası eşliğinde arabayla dolaştık. Hava yağmurluydu çünkü. Sonra A.ltınoluk mandırasında öğle yemeği yedik. Dönüşte annemlere uğrayıp bir çay içtik. Sonra da eve geldik. Dün ise yine eski yoldan Ç.eşmealtı'na kadar gittik. Hava nasıl güzeldi anlatamam. Şurup gibi derler ya, aynen öyle. Orada hep gittiğimiz bir kafe var. Tam deniz kenarında rüzgar da olmadığından rahatça oturabildik. Otururken buzlu badem satan biri geldi. Hiç dayanamam. Hatta hamileliğimde 3 şeyi bıkmadan her gün yemiştim. Döner, ayva ve buzlu badem. O zamanlar E.fes Oteli(şimdi S.wiss O.tel) kapısında sürekli buzlu bademci olurdu. Biz de servise binmek için işten çıktığımızda mutlaka arkadaşımla birer külah alır, yerdik. Neyse dün de ayağımıza kadar gelince hemen alıp, buzlu badem yiyip, eşimle o günleri andık. Oğlumuz o sırada dersanede kafa patlatıyordu. Bir şeyler yiyip içtikten sonra akşamüzeri eve doğru yola çıktık.

Benim hafta sonu yapmak istediğim tam da böyle bir şey. Hava yağmurlu olmadığı sürece, soğuk bile olsa açık yerlerde olmak istiyorum. Alışveriş merkezlerinde hafakanlar basıyor bana. Neyse, bu gaz beni bir kaç ay götürür. Sonra gene bi küsüşür tekrar barışırız bu hafta sonu muhabbetinden dolayı.

Yazmadığım süre içinde her şey iyiydi, şükür. Arkadaşlarla toplantılarım oldu, oğlum dersanede sınıf atladı, C.anım A.ilem dizisi başladı:)) Anneme yelek örmeye başladım ama onun haberi yok, bitirince sürpriz yapıcam. Bu arada dutlu yün dedikleri yeni bir tür yün gördüm, süper güzel bir şey. Bankadan 2 eski elemanım hamile. İkisine de bu yünden bebe battaniyesi örmek istiyorum. Birinin doğumu Mart'ta, diğerininki Mayıs'ta, rahatça yetişir. İri şişlerle örüldüğünden çabucak bitiyor.

Ben sabahları saat 9 'da TNT kanalındaki dizileri izlemeyi seviyorum. Yarım saatlik aile komedileri oluyor. Uzun bir süredir "My wife and kids" diye bir dizi vardı onu seyrediyordum. Bugün baktım, onun yerine "Roseanne" dizisi başlamış. Taaa 1988 yılından eski bir dizi. Ama sabah sürprizi bir baktım, Roseanne'nin çalıştığı şirketin patronu Booker rolünde George Clooney. Ama ne Clooney:)) Saçlar uzun, zayıf, bambaşka biri. Doğa kadınlara ne kadar acımasızsa erkeklere ise o kadar cömert. Biz yıllar geçtikçe eciş bücüş olurken erkekler daha yakışıklı oluyor. Clooney'i hayranlarının pek çoğunun onu 1988'lerdeki haliyle pek beğeneceğini sanmıyorum.

Kardeşim bu hafta Perşembe ya da Cuma geliyor. Hepimiz sabırsızlıkla bekliyoruz. Ardından bayram telaşı. Bayramdan sonraki hafta perşembe günü ben bir toplantıya gidicem, cumartesi ise toplantı bende. Zaten sonraki hafta yılbaşı telaşı. Kısaca yoğun bir döneme giriyoruz.

Herkese iyi haftalar

4 yorum:

Elçince dedi ki...

buzlu bademi merak ettim buzun içindemi yani nasıl(biraz bilgi)

battaniyeler bitince göster yeleğide:))

yok ya kadın heryaşta güzel!!!!

cenebaz dedi ki...

Elçincim, resimde net görülüyormu bilmiyorum ama çiğ bademler evet bildiğin buz kalıplarının üzerine konuyor. Kabukları çok kolay soyuluyor o zaman. Hele yazın sıcak havada o soğuk bademler pek güzel oluyor. Bu taraflarda özellikle birahaneler ve restoranların önünde çok satılır.
Yeleği de, battaniyeleri de inşallah unutmazsam resimliyeyim.
Kadın her yaşta güzel de ben 60 yaşında seksi bir kadın tanımıyorum(Tİna Turner deme sakın)Ama 60 yaşında çok dinç, sportif, yakışıklı erkek olabiliyor.

Elçince dedi ki...

ajda pekkan desem seni yinede tatmin etnezmi????

cenebaz dedi ki...

Yok anacım, o da allah yapısı değil kul yapısı. Gere gere defe döndü derisi. Tamam kadın güzel de, herkes o kadar para dökemez estetiğe. Benim lafım doğal olanlara.