
Farkındayım yine ihmal ettim burayı diycem şimdi; sanki milyonlarca hayranım varmış gibi havaya girmiş olucam:)) Millet her gün bloğa bakıyor ve "aman Çenebaz yine yazmamış" diye gam ve kasavet içine giriyor. Tüm yurtta ve dış temsilciliklerde yas ilan edilecek neredeyse:)) Tekel işçileri bu kez benim için ayaklanacaklar.
Neyse, bu girizgahtan sonra gelelim benim hayatıma; Teyzem annemde kalıyor, kalp işini çözümlemeye çalışırken bir de grip girdi olayın içine, ilaveten de ağır bir öksürük. Tabi öksürük biraz da kalbe bağlıymış, doktor öyle söyledi. Şimdi şimdi biraz toparladı ama hala tam iyi değil. Annem zaten yarım, kulak duymuyor, bir göz iyi görmüyor, ayaklar iyi değil, babam geçen yılki kırılma olayından beri tam düzelemedi, ayağı aksıyor. Bir de teyzem geldi, ben elimden geldiğince gidip onlara yardımcı olmaya çalışıyorum ama 7/24 orada olamayacağımdan ben yokken nasıl idare ediyorlar bilmiyor. Hayır, birini düzeltirken diğerini hasta etmeyelim de. Tam körlerle sağırlar, birbirini ağırlar durumundalar.
Beni çok sarsan bir başka olaysa;hayatımın en büyük kazığını dost arkadaş diye evimi açtığım insanlardan yedim. Geçen ay bende yemekli toplantı vardı yazmıştım. O gün benim alyansım ve 7 taşlı yüzüğüm kayboldu. Diyeceksiniz ki niye parmağında değil. Ben gece yatarken çıkarır aynanın önündeki tablanın içine koyarım. Sabah kalkınca takarım ama o gün çok işim olduğundan takmayı unutmuşum. İşte bu misafirler cumartesi günü geldi, gitti, yüzükler kayboldu. Cuma gününden beri benim evime onlar dışında hiç kimse girmedi, eşim ve benden başka. Oğlum bile bir arkadaşına kalmaya gitmişti, çocuk cuma sabah evden çıktı taa, pazar günü akşam üzeri geldi eve. Gerçi grup içinde geçmişten gelen bazı şüpheler de vardı ama ben yine de inanmıyordum. Kısacası gitti yüzükler. Maddi ve manevi (evlenirken takılmıştı) kaybıma üzülüyorum ama asıl üzüldüğüm dost bildiğim birinin bana bunu yapması. Hepsine durumu anlattım, üzüntümü bildirdim. Bir sonraki toplantı da konuşup özellikle kuşkulanılan kişinin üzerine gidilecek ama ben o toplantıya katılmak istemiyorum. Gözümle görmeden kimseyi suçlayamam. O kişi de yaptım diye itiraf etmeyeceğine göre boşuna.Orada oluşacak ortam, o kavga gürültü, düşüncesi bile hasta ediyor. Belki çok pasifçe olacak ama ben gruptan ayrılıcam, o toplantıya bile gitmeyeceğim. Belki 1 kişi için diğerlerini de kaybetmiş olucam ama hangisi bunu yaptı hiç bir zaman emin olamayacağım için ilişkiyi toptan kesmek daha iyi gibi geliyor bana. Hala düşündükçe yüzümü ateş basıyor, üzülüyorum.
Hiç mi güzel bir şey yok hayatında derseniz, aslında güzel şeyler de oluyor. Havanın güzel olduğu günler eşimle yürüyüş yapıyoruz, artık 10.000 adımı buldum, evdekiler hariç. Dün anneme gittim, kuzenleri de geldi, güzel muhabbetli bir gün geçirdik. Bugün arkadaşımla buluşup Al.sancak taraflarında dolanacağız. Perşembe günü emekli bankacılar toplantımız var. Dün akşam için yaptığım yemek, k.validem bizi yemeğe çağırdığından bugüne kaldı, bugün ne pişirsem derdim yok.Geçen pazar F.oçaydık, her yer, yollar yemyeşil, badem ağaçları çiçek çiçekti. Tüm bunlar bile benim mutlu olmama yetiyor. Allah hastalık ve ölüm kederi vermesin, nasılsa her şeye çare bulunuyor.
Not: Resmi internette bir pırlanta satış sitesinden buldum. Çalınan yüzüğümün hemen hemen aynısı. Diğeri zaten bildiğiniz alyans.