Tüm sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz sağlık, mutluluk, huzur dolu, kayıpsız yeni bir yıl diliyorum. Her şey gönlünüzce olsun.
Martın Beşi - 2026
3 saat önce

| Bugün internetten gelen bir e-postayı çok beğendim, sizlerle paylaşmak istedim.Bakın bakalım, size de birilerini hatırlatıyor mu? "Eskiden kadin olmak daha kolaydi. Kadinlar sadece evde olur, yemek yapar, cocuk bakarlardi. Sadece esinin geliri dusukse kadin calisirdi ve calisan kadina acinirdi. Kadin calisiyorsa, evine bakamayacagi dusunulurdu, Zaten kadin bekarken calisiyor idiyse bile evlenince evinin kadini olurdu. 90'li yillara gelindiginde kadin sadece evde olmak istemedi, artik Calismak ekonomik olarak ozgurlesmek istiyordu. Once universite okumaya ,sonra calismaya basladi. Bu kadinin hosuna gitmisti. Calisiyor, istedigi gibi harciyor, geziyordu. Artik calisan kadin evli olmak degil bekar olup gununu gun etmek istiyordu. Yasasin ozgurluk... Calisan kadin artik iskolik olmustu, calisiyor ve yuksekliyordu. Zirveye ulasmisti. Bircok sirkette once orta kademe, sonra ustkademe yonetici kad in oldu. Doksanlarin sonuna gelindiginde sirketler yalniz ve iskolik 30lu yaslarinda kadinlarla doluydu.. Bu calisan kadina yetmedi, citayi biraz daha yukseltti. Artik hem evli ve hem de basarili calisan kadin olmaliydi. Calisan kadin etrafina bakindi. Basarili, parali koca adaylari gozden gecirildi. Adaylardan kel, sisman ve kisa boylu olanlar hemen elendi. Ince ruhlu, saraptan anlayan, 14 Subat'ta muthis surprizler Yapabilen, kimsenin bilmedigi yerlerde basbasa tatillere goturen, yasamayi Seven ve bol bol espiri yapanlar hemen kapisildi. Yurt disindan gelinlikler getirtildi. Otellerde muhtesem dugunler yapilip, Maldivler'e ya da Bali'ye balayina gidildi. Balayindan sonra calisan kadin hizla is basi yapti. Gunduzleri toplantidan toplantiya kostururken artik aksam yemegini de dusunmeye baslamisti. Aksam NE yenmeli, nereye gidilmeli, esinin gomlekleri, pantolanlari utulu mu, kiyafetleri kuru temizlemeciye Gitti MI geldi MI, marketten alinacaklarin listesini cikar, is cikisi gital, eve gel, aksam yemegini hazirla.... Calisan kadin artik mutluydu. Gece yatagi sicacikti. Uzulunce derdini paylasan, hastalaninca ona bakan, aglayinca destek Olacak bir omuza, goz yaslarini silecek sevkatli ellere sahipti. 15 saat Kosturmak kadina viz geliyordu. Etraf bu sekilde kosusturan, ev ile is Arasi cift vardiya calisan Kadinla doluydu. Zaman geciyordu. Calisan kadin 35 ine yaklasiyordu. Biyolojik saati 'be bek, be - bek' diye uyari vermeye basladi. Evet calisan kadin hemen cigliklar atmaya basladi 'Bebek de yaparim kariyer de ' diye... Calisan kadinlar hemen sosyetik kadin dogumcularin randevularini doldurdular. Calisan kadinlar ajandalarina ve islerinin temposuna Uygun zamani secip hemen mikroenjeksiyonla bebek yapmaya basladilar. 1-2 ay sonra guzel haberler sirayla gelmeye basladi,calisan kadinlar ham ileydiler. Calisan kadin hem hamile, hem guzel olmak istedi. Hemen diyetisyenlere kosulup, ozel hamile diyetleri alindi, bol bol Kivi yenmeye baslandi. Eskisi gibi tatli, tursu, borek, Erik aserilmiyor, Karpuz, kivi ve mango isteniyordu gecenin bir yarisi eslerden. Calisan kadin cocugunu eski usul buyutmeyecekti. Hemen onlarca Hamilelik, bebek buyutme kitaplari alindi, bir cok Internet Sitesine uye olundu, Yoga ve Anne-baba kurslarina yazilindi. Calisan hamile kadin artik gun gun takip ediyordu bebeginin gelisimini. Bugun 43. Gun, bebegim uzum tanesi gibi... 59. Gun, parmaklari olustu... 89. Gun, bugun ilk defa hickirdi... 210 uncu gunden sonra artik bebegin Matematik zekasinin artmasi icin Mozart dinletilecek... Sonunda mutlu gun geldi. Calisan kadin artik anneydi. 3-4 aylik izinden Sonra calisan kadin oldurucu diyetlerle zayiflayarak incecik bir sekilde isbasi yapmisti. Artik basarili bir yonetici, iyi bir es ve Anne olarak 24 saat calisiyordu. Bebek buyudukce, sosyallesmesi icin calisan kadin cumartesilerini Cocuguna ayirdi. Artik tum anneler topluca etkinliklere katilmaya Basladilar. Yas gunu partileri, tiyatrolar,piyano dersleri, basketbol, Tenis ve yuzmekurslarinin biri bitiyor, digeri basliyordu. Calisan kadina bu DA yetmedi. Artik hem calisiyor, hem Iyi bir es olmaya gayret ediyor ve hem de annelik yapiyordu. Calisan Kadin citayi birkez daha yukseltti. O artik evinde katkisiz, saglikli ekmekler, receller yapmali, Organik gidalarla, vitamini bol sebze yemekleri hazirlamali, Cocuguna ve esine ozel gunlerde pastalar yapabilmeli, bu pastalari cok guzel susleyebilmeliydi. Butun calisan kadinlar yemek yapma kurslarina kosmaya basladilar. Evlerine ekmek yapma makinalari aldilar, Toplanti aralarinda bir birlerine yemek tarifleri vermeye Basladilar, 'Dun nefis bir cavdarli ekmek yaptim, istersen tarif ini Vereyim 'Ben de hafta sonu harika bir pasta yaptim. Evdekiler bayildi. Bir Aksam gelin de size de yapayim' Bakalim calisan kadin bundan sonra citasini nereye yukseltecek? Gelelim erkege... Bu surec icerisinde calisan erkek ise citasini hic yukseltmedi. 80 lerde, 90 larda ve 2000 lerde hep TV izliyor,bira iciyor ve maca gidiyordu... |
|



Bugün 3 Aralık (Demirbank hayırlı günler diler, demeyeceğim işte) yani kışın 3. günündeyiz ama hala yazı yaşıyoruz. Hala ısınmak için herhangi bir şey yakmıyoruz. Penyelerle dolaşıyoruz( en azından İzmir'de öyle), hava 22-25 derece arasında değişiyor, güneşli yerler yakıyor, hala gölge arıyoruz. Avrupa donuyor, bizse hala yazı bitiremedik. Şikayetçi falan değilim, yalnızca durum saptaması yapıyorum, o kadar:)

Dün bi hamaratlık,bi hamaratlık, sormayın gitsin. Sabahtan temizlik vardı. Neyse o iş bitince önce Serap'ın tarifine göre sütlaç ki tek sevdiğim sütlü tatlıdır ve oğlum için pudingli kek. Ama bu kez puding yerine supangle koydum, böylece kakao tadı daha yoğun oldu. Biraz da dövülmüş ceviz ekledim içine. Sütlacın üstünde tarçın yok, çünkü o da bir başka sevmediğim şey. Aslında mızmız değilimdir ama sevmediklerim arka arkaya geldi bu yazıda. Ha, mecbur kalırsam yerim, gıkım çıkmaz da pek severek yememiş olurum.
Geçen gün kitaplığı kurcalarken birden eski dostlarıma rastladım. Uzun süredir bakmadığım çocukluk kitaplarım. Bu ikisini bana eniştem (büyük halamın eşi) hediye etmişti. Daha doğrusu kızlarına almış, onlar okumuş, kütüphanelerinde duruyordu. Bir gün onlara kalmaya gittiğimde benim kitaplarla çok ilgilendiğimi gören eniştem bana vermişti bunları. Bir de "Bilgi Çantası" diye bir kaç ciltten oluşan bir ansiklopedi ama fotoğraflı, çizimli falan inanılmaz güzel bir şeydi. Maalesef yıllar içinde onu kaybettim. Ama bunlara rastlayınca resimleyeyim dedim.
Bu ise Duygulu Dostlar kitabının basım tarihi. Bu da benden 1 yaş büyük:)) Bu kitapta hayvanlarla ilgili gerçekten çok duygulu öyküler var
Bunlarda Armağan Çocuk Klasiklerinden çıkmış ve üst kapak kağıtları bile duran kitaplarım. 4 tane de kapaksız ama ciltleri sağlam olanlar vardı, artık onları çekmedim. Bunlar benden küçük:)) Genellikle 70'li yıllarda yayınlanmış kitaplar.
Bizim dönemimizde her çocuğun okuduğu meşhur Çocuk Kalbi kitabı. Bu kitabı bana annem sınıf geçme hediyesi olarak almıştı, sanırım 4'den 5'e. Bakın, alt resimde de benim o zamanlar düştüğüm not var. Altına adımı-soyadımı da yazmışım, o kısmı stickerla sansürledim:)) 10 yaşındaki Çenebazın yazısı, pek kötüymüş(Sanki şimdi süper)
Bu dizi, favori dizim ve pek çok kişi gibi benim de bu dizideki favorim Osman. İyi de dünkü bölümde Berrinle Ahmet hastaneden çıktılar, ana , Ahmet'in saçlar fönlü. Yönetmenim, devrimci adam saç fönler mi? Yapma allah aşkına. Üstelik 60'lı yıllar. Neyse, o kadar kusur kadı kızında da olur dedim, yuttum ve zevkle izledim yine:)) Bir de Mete'yi oynayan çocuk Beren Saat'in oynadığı Pa.tos R.olls reklamında hani "hüüp" diye Beren'i çeken çocukmuş, dün gece dikkatimi çektim birden. Belki herkes biliyordur da ben Amerika'yı yeniden keşfetmişimdir:))


Bu börekçik de benim meşhur tava böreğim. Canım çok börek istediğinde hemen 2 yufka ile yapıyorum, o pişene kadar çay da oluyor. Karnım acıktı ya bu kadar yemek mevzusu yazınca.Neden Plastik Kapak: Herkesin kullandığı ambalajlarda bulunduğundan ve kolay toplanabildiği için plastik kapaklar tercih edilmiştir.
Hangi Kapaklar Kampanya Kapsamında: Plastik kapak olmalı, renk ve büyüklük önemli değil.
Toplanan Kapaklar Nereye Teslim Edilecek: Topladığınız plastik kapakları Ataşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğüne getirebilirsiniz. Ulaştıramadığınız kapaklar için 0216 570 50 99 begin_of_the_skype_highlighting 0216 570 50 99 end_of_the_skype_highlighting nolu Alo Çevre Hattından bilgi alabilirsiniz.




